Obezite Nedir

Obezite, dikkat edilmemesi halinde ciddi sağlık sorunlarına neden olan bir hastalıktır. İnsanların vücutlarındaki yağ oranlarının normalden fazla olması olarak tanımlanabilir. Vücut kitle endeksi ile ölçülebilen obezite sorunu, kadınlar ve erkekler için farklı değerlerdedir. Vücut kitle endeksi ise kişilerin vücut ağırlıklarının boylarının karesine bölünmesi sonucunda elde edilir. Bu değerler sonucunda normal kilolu, obez, fazla kilolu ya da morbid obez şeklinde tanımlamalar yapılabilir.
Çağımızın en ciddi sorunları arasında olan obeziteye, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sıklıkla rastlanılmaktadır. Yapılan araştırmalar bu hastalığın geçmişinin 100 yıllık olduğunu kanıtlamıştır. Obezite sorunu geçmişten beri var olan ve günümüzde sıklığı giderek artan, ciddi bir problemdir ve mutlaka erken tedavi edilmelidir. Obezite hastalığı bebeklik çağından itibaren her insanda görülebilir, genellikle ergenlik ve yaşlılık döneminde görülme sıklığı artış gösterir.

Obezite hastalığına neden olan hatalı davranışlar nelerdir?

Normal kilolu olan insanlarda günlük enerji alımının, harcanandan fazla olmadığını görebilirsiniz. Obezite hastalığı olan kişilerde ise günlük besin alımı, gün içinde harcanan enerjiye kıyasla çok daha fazladır. Yanlış besleme, obezite hastalığının birincil nedenleri arasında yer alır. Hatalı yeme davranışlarının nasıl olduğunu ise aşağıdaki şekilde açıklayabiliriz;

• Günlük enerji ihtiyacının üzerinde kalori alınması
• Fazla fast food tüketimi
• Özellikle çalışan kişilerde görülen dengesiz ve düzensiz beslenme alışkanlıkları
• Akşam saatlerinde, akşam yemeği öncesinde ve sonrasında alınan atıştırmalıkların fazla miktarda olması
• Hızlı yeme, büyük lokmalar alma ve az çiğneme gibi alışkanlıkların olması
• Öğün atlamak ya da öğün aralarında sürekli olarak kalorisi yüksek gıdalar atıştırmak
• Stresli ya da sıkıntılı durumlarda aşırı yemek yenmesi
• Sofrada gereğinden fazla süre kalınması
• Geceleri, özellikle uyku aralarında yemek yenmesi
• Gün içinde 2 litreden az su içilmesi ya da hiç su içilmemesi

Obezite nedenleri nelerdir?

Obezite hastalığı yalnızca sağlıksız beslenme nedeniyle meydana gelmez. Bu sorunun altında yatan başka nedenlerde olabilir. Bu nedenle bu hastalığın teşhisi ve tedavisi yapılırken, altında yatan nedenlerin çok iyi tespit edilmesi ve bu nedenler doğrultusunda tedavi programı uygulanması önemlidir. Obezitenin diğer nedenlerini ise aşağıdaki şekilde açıklayabiliriz;

• Masa başında çalışılan işlerin artması, iş yoğunluğu ve eve kapanma gibi nedenler ile hareketsiz yaşam tarzının artmış olması
• Yukarıda saymış olduğumuz yanlış beslenme alışkanlıkları
• Aileden kaynaklı olan bazı kalıtsal hastalıklar nedeniyle görülen genetik faktörler
• Aşırı beslenme alışkanlığı
• Karbonhidrat ağırlıklı beslenme düzeni olması
• Sosyal hayatta, iş hayatında ya da aile hayatında yaşanan sıkıntılar ve psikolojik sorunlar
• İnsülin direnci, uyku apnesi, polikistik over, tiroit bezi hastalıkları, genetik obezite sendromları, pankreas hastalıkları, hormonal bozukluklar, hipofiz bezi hastalıkları ve sürrenal bez hastalıkları, obezitenin başlıca nedenleri arasında yer alır.

Obezite hastalığının belirtileri nelerdir?

Obezite hastalığının tam olarak tedavi edilebilmesi için belirtilerinin çok iyi tanınması gerekir. Bu belirtiler sayesinde erken teşhis yapılabilir ve tedavide başarı oranı yükselir. Obezitenin belirtileri, altında yatan nedene göre değişir. Genel olarak görülen belirtiler ise şu şekildedir;

• Her zaman giyilen kıyafetlerin artık dar gelmesi
• Çabuk yorulma
• Sabahları baş ağrısı yaşanması
• Bel bölgesindeki yağlanma oranının artış göstermesi
• Vücut kitle endeksine göre alınan sonuçların %30’a yaklaşması
• Nefes alma sorunları yaşanması
• Aktivitesiz olunduğu zamanlarda bile aşırı terleme yaşanması

Obezite hastalığının tanı ve teşhisi nasıl yapılır?

Obezite hastalığının tanısının konulabilmesi için ilk etapta fiziki muayene yapılır. Yapılan muayene ile hastaların sağlık sorunları ve hastalık öyküleri dinlenir. Muayene soncunda, vücutta meydana gelen sorunların araştırılması yapılır. Gerekli görülen durumlarda kan ve idrar testleri ile birlikte tomografi de istenebilir. Obezite hastalığından şüphelenilen kişilerde Vücut Kitle Endeksi ölçümü yapılır. Ayrıca bel çevresi ölçümü de yapılır.
Vücut kitle endeksi ölçümleri kişinin ağırlığının, boy uzunluğunun karesine bölünmesi sonucunda elde edilir. Bu sonuca göre;

• Vücut kitle endeksi 20-25 arasında olan kişiler normal kilo sınıfında
• Vücut kitle endeksi 25-30 arasında olanlar fazla kilolu sınıfında
• Vücut kitle endeksi 30-35 arasında olanlar obez sınıfında
• Vücut kitle endeksi 35 ve üzeri olanlar ise morbid obez sınıfındadır.

Obezite hastalığı için risk faktörleri nelerdir?

Bazı kişilerin obezite hastalığına yakalanma riski fazladır. Yüksek tansiyon hastası olanlar, kolesterol hastaları, hormon dengesizliği bulunan kişiler, hareketsiz işlerde çalışanlar ve ailesinde obezite hastalığı olan kişiler, risk gurubundadır. Bu hastalıkları taşıyan ya da obezite hastalığı ailesinde var olan kişilerin bu sorunla karşılaşma ihtimali oldukça fazladır.

Obezite tedavisi nasıl yapılır?

Obezite tedavisi yapılmadan önce hastaların sağlık durumları tam olarak kontrol edilmedir. Hastalar, detaylı bir tetkik dönemini atlattıktan sonra tedavinin nasıl yapılacağına doktorlar tarafından karar verilir. Bazı hastalar diyet ve spor ile bu sorundan kurtulurken bazı hastalar için cerrahi tedavi gerekebilir. Hangi yöntemi uygulanacağına, hastanın bel çevresi ölçümü ve vücut kitle endeksi faktörleri de etki eder. Obezite tedavisi için uygulanan yöntemleri aşağıdaki şekilde açıklayabiliriz,;

1. İlaç tedavisi;

Obezite tedavisi için aslında bilinen bir ilaç yoktur. Bu ilaç tedavisi, obeziteye neden olan diğer hastalıkların tedavi edilmesi amacıyla kullanılır. Örneğin; hormon bozukluğu olan kişilerde obezite görülmüşse, öncelikle hormon ilaçları ile tedavi yapılır. Ardından diyet ve spor ile obezite sorununa müdahale edilir. İlaç tedavisi ile birlikte diyet ve spor tedavileri, komplike olarak uygulanabilir.

2. Diyet tedavisi;

Diyet tedavisi henüz obezite sonunun başlarında olan hastalardan itibaren, tüm hastalar için uygulanmaktadır. Ameliyat ile tedavi olan hastaların da diyet programına alınması gerekir. Bu sorunun en önemli tedavi şekli diyet ve besleneme kontrolüdür. Hastanın vücut yapısına ve yaşam tarzına bağlı olarak, diyetisyen tarafından bir diyet programı oluşturulur. Bu diyet programı, ayda bir kez olmak üzere yenilenir. Hastaların bu programa harfiyen uymaları, obezitenin tedavi sürecini hızlandıracaktır.

3. Egzersiz tedavisi;

Obezite sorunu olan hastalarda, diyetle birlikte sarkma ve kötü görüntüyü önlemek, aynı zamanda metabolizma hızını arttırmak için egzersiz tedavisi de uygulanır. Bu tedavi programı yine doktorunuz tarafından önerilecektir.

4. Psikolojik tedavi;

Obezite hastaları için yine diyet, egzersiz ve ilaçla birlikte uygulanabilecek olan tedavi şeklidir. Obezite hastaları kendilerini sosyal ortamlardan ve insanlardan uzaklaştırma eğilimindedir. Bu nedenle tedavi sürecinde psikolojik destek de almaları çok önemlidir.

5. Cerrahi tedavi yöntemleri;

Cerrahi tedavi, obezite cerrahisi için en çok kullanılan yöntemlerdir. Ancak bu yöntem her hasta için kullanılmaz. Cerrahi tedavinin uygulanabilmesi için obezite hastalarının vücut kitle endeksinin %40 ve üzerinde olması gerekir. Bu tedavi ile hastaların sindirim sistemlerine müdahale edilir. Bu nedenle tedavi sonrasında hastaların daha hızlı kilo verdikleri görülür. Hastaların, daha hızlı ve etkili sonuç alabilmesi için cerrahi müdahalenin ardından diyet ve spor yapmaları gerekir. Cerrahi tedavi için birden fazla yöntem uygulanabilir.

Mide kelepçesi ameliyatı;

Mide kelepçesi uygulamasına mide bandı adı da verilir. Kapalı yöntemle uygulanan bu ameliyatlarda mide bandı, hastanın midesine yerleştirilir. Midenin giriş kısmına yerleştirilen bu bantların genişliği bir 1 cm, uzunluğu ise 10 cm’dir. Bantların ucunda bulunan balon, midenin giriş aşamasında bir cep oluşturur. Yemekler önce bu cebe, oradan da mideye ulaşır. Bu yöntemle hastalar, daha yemekler midelerine girmeden doygunluk hissine ulaşır. Bu yöntem ile hastaların fazla olan kilolarının yaklaşık olarak %65-70’ini kaybettiği saptanmıştır.
Mide kelepçesi ameliyatı uygulanacak olan hastalar en az 3 yıl boyunca diyet ve egzersiz ile kilo verememiş olan ve vücut kitle endeksi %40’ın üzerinde olan hastalardır. Bu ameliyat aynı zamanda vücut kitle endeksi %35 olan ve diyabet gibi ek bir hastalığı bulunan hastalar için de uygulanabilir.

Tüp mide ameliyatı;

Tüp mide ameliyatı da kapalı olarak uygulanan ameliyatladır. Bu ameliyat ile hastaların midelerinin %70’lik kısmı alınır. Alınan bu miktar hastaların daha az yemek yemesine ve kilo kaybetmesine ortam hazırlar. Mide küçültme ameliyatı olarak da adlandırılan bu ameliyatlar, ortalama olarak 1 saat ile 1,5 saat arasında uygulanır. Ameliyat sırasında ve sonrasında hastalar ağrı ve acı hissetmezler. Yorucu olmayan işlerde çalışan hastalar 1 gün sonra işlerine dönebilirler. Ağır işlerde çalışan hastaların ise 1 hafta sonra işlerine dönemleri tavsiye edilir. Ameliyatın ardından hastalarda iz kalmaz. Ameliyattan bir ay sonra hastaların düzenli egzersiz yapmaları gerekir. Ameliyatın üçüncü ayından sonra ise kas güçlendirici egzersizler yapılabilir. Bu ameliyatın ardından sarkmaların önlenmesi için doktor kontrolünde olan protein ağırlıklı beslenme programları uygulanır.

Mide katlama ameliyatı;

Mide katlama ameliyatında midenin bir kısmının kesilerek içe doğru katlanması sağlanır. Bu sayede, besinlerin mideden geçiş hızı artırılır. Bu ameliyatın uygulanacağı kişiler vücut kitle endeksi %30-35 arasında olan hastalardır. Kapalı olarak uygulanan bu ameliyattan sonra hastalar çok hızlı kilo verirler. Bu ameliyat ile midenin %70’i küçültülür.
Yukarıda sayılan yöntemler dışında hastaların midelerinin küçültülmesi için gastrik baypass ve robotik cerrahi gibi yöntemler de kullanılabilir.

Mide Botoksu;

Mide botoksu, cerrahi olmayan obezite tedavisidir. Mideye enjekte edilen botoks sıvısı ile hastaya uygulanır. 15 dakikalık işlem sonrasında hastalar, günlük yaşantısına devam edebilir. mide botoksu tedavisinin en iyi yanı, iş ve zaman kaybı yaşatmamasıdır.