Tüp Mide Ameliyatı

Park Tıp Merkezi - Tüp Mide Ameliyatı

ÜCRETSİZ ÖN GÖRÜŞME FORMU

Detaylı bilgi almak ve ücretsiz ön görüşme randevusu oluşturmak için formu doldurun, biz sizi arayalım.

“Tüp Mide Ameliyatı” ile yeniden
doğmuş gibi hissedeceksiniz!

Midenin %75-80’lik bölümünün çıkarılarak, midenin adeta bir tüp şeklini aldığı ameliyattır. Ameliyat tüm dünyada uygulamaya başlandığından itibaren hızlı bir şekilde artmış ve şu anda dünyada uygulanma sıklığı yaklaşık %70-80’lere ulaşmıştır. Türkiye’de de %85’e varan oranla en sık uygulanan cerrahi girişimdir.

Öncelikle ameliyat öncesi her hastaya aşağıdaki testler ve tetkikler uygulanır.

  • Kan Biyokimya testleri
  • Hemogram
  • Hormon testleri
  • Hepatit testleri
  • Tüm karın ultrasonu
  • Mide endoskopi (Anestezi uzmanı ile beraber)
  • EKG (Kalp Grafisi)
  • Akciğer grafisi
  • Akciğer solunum testi
  • İhtiyaç halinde efor testi ve EKO (Elektrokardiyografi)

Bütün bu testler ardından Anestezi, Dahiliye, Kardiyoloji, Göğüs hastalıkları ve Endokrin uzmanlarınca gerekli muayene ve incelemeler yapılır. Bu incelemeler sonucunda öncelikle hastanın kilo almasına neden olabilecek altta yatan başka bir hastalık olup olmadığına bakılır. Eğer böyle bir hastalık yoksa hasta her ameliyat olacak hasta gibi anestezi yönünden incelenir ameliyata bir engel olup olmadığı bakılır. İlgili uzmanlar gerekirse ameliyat öncesi uygulanacak tedaviler hakkında önerilerde bulunur. Bu sayade ameliyat esnasında ve sonrasında oluşabilecek sorunlar en aza indirilmiş olur.

Obezite ameliyatlarında stapler denen özel malzemelerin üzerine ilave dikiş konması tartışmalıdır. Bazı cerrahlar dikiş konmasının kanama ve kaçak olma ihtimalini azalttığını ve her hastaya dikiş konması gerektiğini düşünmektedirler. Bazı cerrahlar ise dikiş konmasının kanama ihtimalini bir miktar azaltsa da kaçak riskini azaltmadığı aksine dikiş konarken damar yaralanması sonrası daha çok kaçak ve kanamaya neden olabileceğini söylemektedirler. Bizim ise klinik yaklaşım olarak bu ikisinin arasındayız. Her hastaya ilave dikiş koymamakla beraber stapler hattı bize yeterince güvenli gelmiyorsa mutlaka ilave dikiş koymaktayız. Sonuçlarımızın Dünya ortalamalarından çok daha iyi olması bizim uyguladığımız yöntemin daha başarılı olduğunu ortaya koymaktadır. Burada en önemli olan nokta ameliyatı yapan cerrahın her türlü soruna müdahale edip düzeltecek yetenek ve tecrübesinin olması gerektiğidir.

Obezite ameliyatlarında stapler denen özel malzemelerin üzerine ilave dikiş konması tartışmalıdır. Bazı cerrahlar dikiş konmasının kanama ve kaçak olma ihtimalini azalttığını ve her hastaya dikiş konması gerektiğini düşünmektedirler. Bazı cerrahlar ise dikiş konmasının kanama ihtimalini bir miktar azaltsa da kaçak riskini azaltmadığı aksine dikiş konarken damar yaralanması sonrası daha çok kaçak ve kanamaya neden olabileceğini söylemektedirler. Bizim ise klinik yaklaşım olarak bu ikisinin arasındayız. Her hastaya ilave dikiş koymamakla beraber stapler hattı bize yeterince güvenli gelmiyorsa mutlaka ilave dikiş koymaktayız. Sonuçlarımızın Dünya ortalamalarından çok daha iyi olması bizim uyguladığımız yöntemin daha başarılı olduğunu ortaya koymaktadır. Burada en önemli olan nokta ameliyatı yapan cerrahın her türlü soruna müdahale edip düzeltecek yetenek ve tecrübesinin olması gerektiğidir.

Sleeve gastrektomi (tüp mide) ameliyatı sırasında ve daha sonra 2. günde kaçak testi yapılmaktadır. Ameliyattta yapılan kaçak testinin amacı zımbalarda bir sorun olup olmadığı, dikiş hattında sızıntı olup olmadığının tespitidir. Eğer sızıntı varsa ilgili kısıma ilave dikiş konarak sızıntı önlenir. Yine ameliyat sonrası sıvı gıdalara başlamadan önce kaçak testi yapılarak gerekli önlemlerin zamanında alınması ve müdahale edilmesi sağlanır.

Her ameliyat sırasında damar içinde kan pıhtısı olup herhangi bir damarı tıkama ihtimali vardır. Bu kalp, akciğer ve beyin gibi hayati organları besleyen bir damar olduğunda ciddi sorunlara yol açabilir. Hastaların kilosu arttıkça emboli riski de artar. Bu amaçla bu hastalar hangi ameliyat olursa olsun kan sulandırıcı verilmektedir. Her ne kadar kanama riskini bir miktar artırsa da sağladığı fayda çok daha yüksektir. Kan sulandırıcı kullanımı ameliyat öncesi başlayıp iki hafta daha devam etmektedir. Kalp damar hastalığı olan ya da daha önce emboli geçirmiş olan hastalar gibi riski yüksek hastalarda kullanım süresi daha da uzayabilir.

Ameliyatın en büyük avantajı Sleeve gastrektomi (tüp mide) ameliyatı laparoskopik (kapalı) olarak, yani milimetrik deliklerden girerek yapıldığından girişim sonrası ağrı açık ameliyatlara göre çok azdır. Yine de “Ameliyat oldu tabiki ağrısı olacak” tabiri son derece yanlışdır. Yirmi birinci yüzyılda hiçbir hasta ağrı çekmemelidir. Her hastaya ameliyat sonrası ağrı kesici uygulanarak ağrı çekmesi tamamen önlenir. Burada önemli nokta şudur. Herkesin ağrı eşiği farklıdır. Yine ilaç toleransı ve ilaçtan biyoyararlanımı farklıdır. Dolayısıyla tedavi standart olamaz. Her hastanın ihtiyacına göre ağrı kesici tedavi ayrı ayrı düzenlenmelidir.

Kesiler çok küçük olduğu için estetik sonuçlar da son derece iyidir. Birkaç ay sonra bu çizgiler de hemen hemen görülemez hale gelecektir. Yaralar iyileştikden sonra size daha az iz kalması için bir krem önerilecektir. Üç ay boyunca kullanmanız halinde çok daha iyi estetik sonuçlar elde edersiniz.

Ameliyatın 2. günü kaçak testi yapıldıktan sonra sıvı gıda almaya başlayacaksınız. ilk iki haftalık sıvı beslenme ardından iki hafta da yumuşak (püre tarzı) gıda ile besleneceksiniz. Tüm bu süreç boyunca sürekli olarak diyetisyenlerimiz ile iletişim halinde olacaksınız.

İlk 15 gün boyunca hastalara protein takviyesi yapılmaktadır. Özellikle ilk bir yıl hastalara çeşitli vitamin ve mineral takviyeleri yapılmaktadır. Bunlar her hasta için standart olmayıp rutin kontrollerde yapılan tetkikler sonrası hastanın durumuna göre, neye ne kadar ihtiyacı olduğuna göre karar verilir.

Ameliyat laparoskopik (kapalı olarak yapıldığı için ameliyattan bir iki saat sonra ayağa kalkıp yürüyebilirsiniz. Hastanede kaldığınız dönem boyunca bile bakım hastası olmayacak, kendi öz bakımınızı kendiniz yapabileceksiniz. Masa başı çalışan yada ağır efor gerektirmeyen işlerde çalışan hastalar bir hafta içinde işe geri başlayabilirler. Ağır efor gerektiren hastaların ise en az bir ay süre ile işe ara vermeleri gerekir. Ameliyat sonrası hastalara yeteri kadar süreyle istirahat raporu verilmektedir.

Sıklıkla kendiliğinden emilen dikişler kullanıldığı için dikiş almaya gerek yoktur. Farklı bir nedenle emilmeyen dikiş kullanılmış ise onuncu gün kontrole geldiğinizde dikiş kontrol edilip uygunsa alınır.

Hastaneden çıktığınızda banyo yapabilirsiniz. Dikiş yerlerinin açık kalıp ıslanmasında sorun yoktur. Duş sonrası temiz bir havlu ile kurulayıp üzerlerine baticon sürün ve kurumasını bekleyin. Baticon çamaşırlarınızda kalıcı leke yapmaz. Onuncu günden sonra artık baticon kullanmaya gerek yoktur.

İlk bir ay boyunca bizim önerdiklerimiz dışımızda hiçbir ilaç kullanmayın. Başka bir hekim tarafından bir ilaç önerildiğinde ise mutlaka bize danışın. Birinci aydan sonra her türlü ilaç kullanabilirsiniz. Yine de çok fazla ağrı kesici kullanmamaya çalışın ve ilaç aldıktan sonda bol sıvı alın.

Sleeve gastrektomi (tüp mide) ameliyatı sanılanın aksine sadece gıda alımını kısıtlayarak işe yaramaz. Aynı zamanda ameliyatın çok önemli hormonal ve metabolik etkileri vardır. Öncelikle mide hacmi azaldığı için az gıda alınır. Fakat bu diyet gibi değildir. Aç dolaşmazsınız tamamen tok dolaşırsınız. Az miktarda gıda dahi doymanıza yeterli olur. Yine midenin fundus kısmından iştah hormonu olarak ta bilinen Gharelin denen hormon salgılanır. Midenin bu kısmının alınması ile iştah da ciddi oranda azalır. Yine mideden salgılanıp barsaklar üzerine etki eden, etki mekanizması halen araştırılmaya devam eden farklı hormonal etkiler de vardır. Bu etkinin tam oluş şekli bilinmese de nihayi etki ameliyat sonrası daha kilo verme başlamadan bile şeker tansiyon gibi sorunlarda ciddi iyileşme görülür. Mideyi ciddi biçimde zorlamadıkça uzun dönemde poşun hacminde anlamlı bir artış olmaz. Hasta küçük miktarda gıda aldığında oluşan ilk yanıt, mide poşunun duvarının gerilmesi ve beyne midenin dolu olduğunu bildiren sinirleri uyarmasıdır. Hasta adeta büyük bir öğün yemiş gibi doygunluk hisseder, fakat aslında birkaç kaşık yemiştir.

Sleeve gastrektomi (tüp mide) ameliyatı sonrası yeniden kilo alım riski oldukça düşüktür. Bu fizyolojiden maksimum yararın sağlanması için, hastanın sadece öğünlerde yemesi, günde 2-3 öğün alması, öğünler arasında atıştırmalardan kaçınması gereklidir. Bu ameliyat ta uzun süre boyunca edinilen yeme alışkanlıklarının değiştirilmesini gerektirmektedir. Ameliyatın geç dönemlerinde tekrar kilo alma görülen vakaların neredeyse tamamında, öğün kapasitesinde artma olmamıştır. Tekrar kilo almanın nedeni, öğünler arasında, özellikle de yüksek kalorili atıştırmalardır. Bu tür bir yeme alışkanlığının yan etkilerini ortadan kaldıracak bilinen bir operasyon yoktur.

Tüm tetkik ve muayenelerinizin randevuları ekibimiz tarafından organize edilmekte ve belirlendiği üzere sabah saatlerinde başlanıp tahmini 3 saat süren bir birlikteliğimiz ile sonuçlanmaktadır.
Yüksek riskli hastalar dışında kalan hasta grubunda yoğun bakımda takip gerekmez.
Mide küçültme ameliyatından bir hafta sonra rahatlıkla işe ya da okula başlanabilir. Bu gene girişimin laparoskopik yani karın kesisi olmaması sayesindedir. İlk bir aylık süreç hastalarımızın yeni midelerine alıştıkları ve kabaca berrak sıvılardan giderek normale yakın bir diyete tedrici olarak geçtikleri ve deneyimli diyetisyenlerimize en çok işin düştüğü dönemdir. Bu sürecin en başarılı şekilde tamamlanması hasta ve/veya hasta yakınlarının diyet ekibimizle çok yakın temasta bulunmasını zorunlu kılacaktır. Hangi gün hangi yeni gıda maddesine başlanabilir, sıkıcı olmayan yeni protein kaynakları diyete eklenebilir mi gibi tüm sorulara diyetisyenlerimiz ilgili hastaya en uygun çözüm ve alternatifleri üretmekle sorumludurlar.
Hiçbir zaman ne burundan ne de idrar yollarından bir sonda ya da tüp takılmaz.
Operasyon bittikten sonra özel olarak belirlenen diyete uyma durumunuza bağlı olarak ilk 3 ay içerisinde ortalama olarak mevcut kilonuzun %10 ile %20 sini vermeye başlarsınız. Bunu takip eden aylar devamında ise sonraki 6 ayda %30 ila %35 ini ve ilk bir yıl içerisinde ise %80 ını vermiş olursunuz.
Bu süreç içerisinde gerçekleşecek doğal sarkmalar ameliyattan 1-2 hafta sonra başlanacak hafif spor eşliğinde minimuma indirilebilir.

Çok eski yıllara dönük geçirdiğiniz operasyonları dahi doktorumuzla paylaşmalısınız bu hekimimizin sizin hakkınızda tüm bilgiye sahip olması operasyon sürecinde yardımcı bilgi niteliğindedir fakat geçmişte olunan ameliyatlar(apandist, sezeryan, kapalı operasyonlar, karın bölgesi dışında kalan ameliyatlar vb…) engel teşkil etmemektedir.

Kesinlikle evet. Hastaneden çıkış yapıp ev istirahatine geçtiğiniz aşamada rutin kontrolleriniz yapılabilmesi için ameliyat sonrası süreçte; Doktorumuz, diyetisyenimiz, koordinatörümüz ve sekreterimiz sizinle iletişim halinde olacaklardır.
  • Küçük kesi ile müdahale
  • Yara enfeksiyon riskinin azlığı
  • Daha kısa hastanede konaklama
  • Erken iyileşme süreci
  • Çok daha az ağrı
  • Ağrı kesicilere daha az ihtiyaç
Bu kişiye bağlı olarak değişmekle birlikte, operasyon kapalı (laparoskopik) yöntemle yapıldığı için ve hastanede kalış süresi kısaldığı için , kişi genelde operasyonun 4-7. günü normal yaşantısına geri dönebilmektedir.

Şişmanlığı giderici ameliyatlar hamile kalma olasılığını ciddi biçimde arttırırlar. Öte yandan yoğun kilo kaybının oluşacağı ilk aylar ve kilo kaybının süreceği ilk yıl boyunca hastaların HAMİLE KALMAMALARI ve KORUNMALARI önerilir. Ameliyat sonrası ilk yıl geride kaldıktan sonra ise hamile kalınmasında hiçbir sakınca yoktur.

Hasta geldiği gün sabahı hastaneye yatırılıyor. Gerekli tetkikler yapıldıktan sonra herhangi bir engel teşkil edecek durumu yoksa operasyona alınıyor. Operasyonun 2. gününde kontrol filmi çekilerek, uygulayacağı diyet listesi hakkında ayrıntılı bilgi veriliyor. Operasyonun 3.-4. gününde hastaneden taburcu edilerek evine geri dönebiliyor.
Hastaneden taburcu olduğunuz anda uçağa binebilirsiniz.
Operasyondan 1 hafta sonra hafif egzersizlere (yürüyüş,koşu,bisiklet vb….) başlanabilir. Ağır egzersizlere ameliyatın 6-8. haftasında başlanması önerilir.

Tüp mide ameliyatı olanlara cinsel ilişki için 3 haftayı doldurmaları öneriliyor. 3 haftadan sonra cinsel hayata başlamakta sorun yoktur.