Saç Ekimi

Park Tıp Merkezi - Saç Ekimi

ÜCRETSİZ ÖN GÖRÜŞME FORMU

Detaylı bilgi almak ve ücretsiz ön görüşme randevusu oluşturmak için formu doldurun, biz sizi arayalım.

Saç Ekimi

Seneler boyunca kelliğe yol açtığı düşünülen pek çok faktörden söz edilmiş ancak geçen yıllar içinde söz konusu iddiaların hiçbirinin doğru olmadığı kanıtlanmıştır. Saçlı deride yetersiz kanlanma, çeşitli vitaminlerin eksikliği, şapka takmak ve hatta kepek problemleri geçmişte kelliğe yol açtığı söylenen ancak bilimsel araştırmalar neticesinde doğru olmadığı ortaya konmuş düşüncelerin sadece birkaçıdır. Bugün kellik sorununa yol açtığı kesin olarak bilinen faktörlerse ailesel yatkınlık, hormon değişiklikleri, hızlı kilo verme, aşırı kilo alma, uzun periyotlarla devamlık gösteren ateşli rahatsızlıklar, yanık, travmalar, çeşitli ilaçların uzun süreli kullanımı veya kullanım kesilmesidir.

Yaşlılık, hormon dengesindeki değişim ve genetik yatkınlık saç kaybını bileşik olarak tetikleyen genel unsurlardır. Saçların ne kadar hızlı döküleceği ve kelliğin ortaya çıkacağı, saç dökülmesinin ne kadar erken yaşta başladığıyla ilgilidir. Travmalar veya yanık gibi sebeplerden dolayı da saç kaybı olabilir ancak bu tip kellik sorunlarının tedavisinde rekonstrüksiyon operasyonları gerekmektedir. Saçlarınızın dökülmesinden rahatsız olmaya başladıysanız zaman kaybetmeden plastik cerrahlarımıza danışmanızda yarar var.

Saç dökülmesinin tipi genel olarak aynı şekilde seyretse de, saçların onarılması tamamen kişiye özel yapılan bir uygulamadır. Doğal görünümlü saçların oluşturulması oldukça önemli olduğu gibi, ön saç hattı simayı doğrudan etkilediği için bu bölüme özellikle dikkat edilmelidir. Yukardaki Norwood şemasındaki ilk 6 derecede saç onarımı için şans olmasına rağmen daha ileriki derecelerde cerrahi müdahaleyle onarım şansı güçleşmekte ve cerraha çok daha fazla iş düşmektedir.

Tüm saç ekimi uygulamalarında kişinin kendi saçları kullanılır ve bu yüzden ekimin önceliği, kişinin mevcut saçlarını olabildiğince efektif şekilde değerlendirmektir. Kişinin başının yan ve arka bölümü verici alan olduğundan, bu alandaki saç büyümesinin sağlıklı olması gerekir. Hastanın saçlı derisindeki saç tellerinin düz veya kıvırcık olması, kalınlığı ve rengi ekimin sonuçlarını etkilemektedir.

Birçok farklı teknikle saç ekimi yapılabilmekte ve bazı hastalarda birden çok tekniğin birlikte kullanılması ile ideal sonuç alınmaktadır. Saç telleri ince, az miktarda olanların saç ekimi için uygun adaylar olduğunu söylemek güçtür. Saçınızın uzaması, saç dökülmesi, yakın akrabalardaki benzer saç kaybı sorunları gibi konularda size bir takım sorular yöneltecek olan cerrahınız, bu doğrultuda ideal ekim cerrahisini planlamaya çalışacaktır. Ekim işleminin başarıyla tamamlanması halinde görünümünüzde değişim olacak ve özgüveniniz artacak olsa da, sonuç her zaman hayalinizde canlandırdığınız gibi olmayabilir ve insanların yaklaşımında beklediğiniz ölçüde büyük değişimler yaşanmayabilir. Beklentinizi rasyonel şekilde belirleyerek cerraha danışmanız tavsiye edilir.

Tüm saç ekimi uygulamalarında öncelikli tercih saçlı derinin duyarsızlaşmasını sağlayan lokal anestezidir ve rahatlama sağlayan hafif sedasyon da uygulanabilmektedir.

Meme pitozu 3 evrede incelenmektedir: Birinci derece pitozda meme başı, memealtı çizgisi hizasına ya da 1 cm altına inmiştir. İkinci derece pitozda meme başı, memealtı çizgisinin 1-3 cm altına inmiş olmakla birlikte halen karşıya bakmaktadır. Üçüncü derece pitozda ise meme başı 3 cm.den fazla bir inme göstermiş ve aşağı doğru yönlenmiştir.  Ayrıca yalancı pitoz olarak adlandırılan bir durum vardır –ki bu durumda meme gevşek ve sarkık olduğu halde, meme başı memealtı çizgisinin üzerinde bulunmaktadır.

Meme dikleştirme ameliyatları sırasında değişik cerrahi teknikler kullanılır. Bu ameliyatlar sadece meme başının çevresinden yapılacak bir kesi ile gerçekleştirilebileceği gibi, bazen memenin altında düz bir çizgiyle, ya da ters-T adını verdiğimiz bir çizgiyle yapılması gerekebilir. Deri elastikiyetinin yapısı, memenin yapısı ve arzu edilen sonuç bu tekniklerin belirlenmesinde önemli birer faktördür. Kullanılan tekniğe bağlı olarak meme dikleştirme ameliyatlarında iz kalması söz konusudur.

Ailede meme kanseri varsa mutlaka doktora bidirilmelidir. Meme kanseri kadınlarda çok sık görülse de, meme küçültme ameliyatı sonrasında meme kanseri oluşma oranı çeşitli klinik serilere göre % 0.06 ile % 2 arasında değişmektedir. Ayrıca meme büyüklüğü nedeniyle başvuran kadınlarda, küçültme ameliyatı sonrasında çıkarılan dokuların histopatolojik incelemesinde, meme dokusunda % 61 oranında kanser dışı patolojik değişiklikler olduğu saptanmıştır. Bu bulgular ışığında, meme küçültme ameliyatının meme kanseri riskini artırmadığı, hatta meme dokusunun azalmasını ve çıkarılan meme dokusunun histopatolojik olarak incelenmesini sağlayarak meme kanserine yakalanma olasılığını düşürdüğü söylenebilir.

Steril şartların sağlandığı, yatışsız cerrahi kliniği veya hastaneye ait tam teşekküllü bir ameliyathane yapılması gereken ekim işleminden sonra kişinin hastane ya da klinikte yatması gerekmez.

Her cerrahi işlemde geçerli olduğu gibi, saç ekiminde de kötü yara bakımı ve enfeksiyon gibi sebeplerden dolayı sonucu olumsuz etkileyen faktörler bulunur. Ancak deneyimli ve ekim konusunda gereken eğitimleri almış estetik cerrahlarımız tarafından yapıldığında, saç ekimi son derece güvenli bir cerrahi yöntemdir.

Genel anestezi öncesi, hastanın midesi boş olacak şekilde, 6–8 saat hiçbir şey yenmemeli ve içilmemelidir. Ameliyat sonrası da en az 4–6 saat ağızdan hiçbir şey verilmez. Bu süreler hastanın doktoru tarafından değiştirilebilir. Ameliyat 1,5–3 saat kadar sürmektedir. Ameliyat sonrası hasta, genellikle 1 saat kadar ayılma odasında izlendikten sonra odasına gönderilir. Ancak anesteziye bağlı olarak bulantı ve benzeri sorunlar olursa kalış süresi uzayabilir.

Meme küçültme ameliyatı için birçok yöntem tanımlanmıştır. Yöntem ne olursa olsun, ameliyat öncesi ile karşılaştırıldığında meme şeklinde düzelme ve daha estetik oranlara sahip bir meme elde edilmektedir. Ancak daha küçük ve düzgün şekilli bir meme elde etmek karşılığında, hastalar yara izi oluşumunu ve meme başı duyarlılığı ile emzirebilme yeteneğinde azalma riskini göze almalıdırlar.

Günümüzde uygulanan meme küçültme ameliyatlarında genel ilkeler, ameliyat öncesi hasta ayakta iken yapılan tasarıma bağlı kalarak fazla deri, yağ ve meme dokusunun çıkarılmasından sonra meme derisi ve meme bezinin ayrı ayrı şekillendirilmesi; meme başı ve areolanın kanlanmasının ve duyusunun korunarak yeni anatomik yerine yerleştirilmesidir. Bu ameliyatlar yönteme bağlı olarak değişik yerleşimli yara izleri ile sonuçlanmaktadır. Genel olarak, sonuçta meme başı çevresinde, areoladan dik inen ve meme oluğuna oturan ters-T şeklinde ya da meme başından meme altı katlantı hattına uzanan raket şeklinde “diklemesine iz” oluşmaktadır. Bu yara izleri başlangıçta pembe-kırmızı renkte iken; hastada patolojik yara iyileşmesi söz konusu değilse aylar içinde giderek solar ve beyazlaşır. Ancak bazen hypertrofik skar dediğimiz kırmızı, kabarık ve kaşıntılı izler ortaya çıkabilmektedir. Bu durumda lokal kullanılan ilaçlar ile ek tedavi gerekmektedir.

Ameliyat süresi kullanılan tekniğe bağlı olmak üzere 3-4 saat arasında değişir. Ameliyat sonrası 4. saatte ayağa kalkmanıza ve beslenmenize izin verilir. İşlemden sonra hastanede kalış süresi 1-2 gündür. İlk birkaç gün dren denilen ve ameliyat bölgesinde oluşabilecek kan ve serum sızıntılarını toplayacak vakumlu bir torba kullanılır. Gelen miktara göre bu dren 1-2 gün sonra çıkarılır. Kol hareketlerinin ilk günlerde sınırlandırılmasında fayda vardır. İlk hafta göğsü saran bir bant mevcuttur, 7. gün bu çıkarılır ve sadece dikiş hatlarını örten ince bantlar kullanılır. Drenler çıkarıldıktan 48 saat sonra banyo yapmanıza izin verilir.

Hasta 10 gün sonra işine dönebilir. 3 ay ağır sporlardan uzak durması önerilir.

FUT Tekniği: Saç kökleri, saçlı deri şeridi kesilerek çıkartıldıktan sonra tek tek köklerine ayrılır.

FUE Tekniği: Özel bir aletle saç kökleri teker teker alınır.

Mikrogreftlerin uygulanmasıyla mikro implantasyon yapılan teknik, en ideal görünümü sağlayan saç ekiminde gelinen son noktadır. Bu teknikte, başın arka kısmındaki saç kökleri birer birer veya bazen ikişer ya da üçerli gruplar halinde saçsız bölgeye transfer edilir. Zira ensedeki saçlar, genetik özellikleri sebebiyle daha geç dökülme eğilimi gösterir. Ekim işleminde de bu uzun ömürlü saç kökleri kullanılır.

FUT tekniğinde saçların tıraş edilmesi gerekmezken ekimin FUE tekniğiyle yapılması halinde sadece erkeklerde saçların tamamı tıraşlanır.

Meme dikleştirme memeyi yeniden şekillendirmek için yapılan bir ameliyat olup; bu ameliyat ile areola (memebaşı çevresindeki koyu renkli cilt) çapı da küçültülebilir. Eğer memeler küçük veya gebelik sonrası hacim kaybına uğramış ise, meme protezlerinin aynı seansta yerleştirilmesi hem sertliğin artmasını hem de istenen büyüklükte bir meme elde etmeyi sağlar. Meme dikleştirme için en uygun kişiler sağlıklı, duygusal durumu stabil, cerrahiden gerçekçi sonuçlar bekleyen kadınlardır. Meme dikleştirme memede fark edilebilen kalıcı izler bırakır. Kadın memesini yeniden şekillendirmek için pek çok farklı yöntem mevcuttur. Meme dikleştirme ile beraber meme protezi düşünülüyorsa ayrı bir bilgilendirme formuna daha ihtiyaç vardır.

Punch ya da bistüri kullanılarak saçlı derideki köklerin, saçsız alana teker teker ekilmesidir. Saçların kesilmesi gerekmeyen bu ekim uygulamasında sadece köklerin alınacağı ensedeki saçlar kısaltılmaktadır. Saçın tamamının kaybedildiği bölgeler için çoklu seans gerekebilirken, kişiye göre birden fazla tekniğin bir arada kullanılması da mümkündür.

Saç ekiminden sonra kendinizi nasıl hissedeceğiniz, yapılan cerrahi operasyonun niceliğine ve niteliğine bağlıdır.  İyileşmenizin seyrini görmek amacıyla cerrahınız, ilk 10 gün belirli aralıklarla durumunuzu kontrol etmek isteyecektir. Doktorunuzun kontroller esnasında vereceği tavsiyeleri dikkatlice uygulamanız önemlidir.

•Saç ekiminden birkaç gün sonra iş başı yapabilirsiniz.

•Ağrı ve gerginlik hissinin kontrolü için ağrı kesici ilaçlar önerilecektir.

•İyileşmenin ilk günlerinde yüzünüzde hafif şişlik olabilir ancak şişlikler birkaç günde tamamen iner.

•Bandaj uygulanması haline ekimden sonraki gün bandajlar alınır.

•Saçlı derinin kan aktivitesini arttırarak, ekim bölgesinde kanamaya sebep olabilecek aşırı aktivitelerden uzak durmanız gerekir.

•Ekimden sonraki ilk ay içinde, ekilen saçlar dökülür ve adaptasyon süreci başlar.

•Saç ekiminden 6-18 ay sonra ekilen saçlar uzamaya başlar.

•Ağırlık eğersizlerinden ve spor aktivitelerinden 6 hafta, cinsel birleşmedense 10 gün uzak durmanız önerilir.

•Saç ekiminden önceki ve sonraki 20 gün sigara içmemeniz tavsiye edilir.

•Doktorunuzun önerdiği ilaçları düzenli kullanın ve doktorunuza sormadan herhangi bir ilacı bırakmayın.