Obezite Cerrahisi

Park Tıp Merkezi - Obezite Cerrahisi

ÜCRETSİZ ÖN GÖRÜŞME FORMU

Detaylı bilgi almak ve ücretsiz ön görüşme randevusu oluşturmak için formu doldurun, biz sizi arayalım.

Obezite ameliyatı olmaya uygun olmayan, fazla kilolu olan hastalarda cerrahi dışı uygulanabilen bir yöntemdir. Son yıllarda sıkça uygulanan bir yöntem olmuştur.
Mide balonu uygulamasından sonra yapılması gereken beslenme değişikliklerinin amacı, balon midede durduğu sürece vücudun bu yeni duruma adapte olmasını kolaylaştırmaktır.
Midenin %75-80’lik bölümünün çıkarılarak, midenin adeta bir tüp şeklini aldığı ameliyattır. Ameliyat tüm dünyada uygulamaya başlandığından itibaren hızlı bir şekilde artmış ve şu anda dünyada uygulanma sıklığı yaklaşık %70-80’lere ulaşmıştır.
Midenin büyük bölümü, oniki parmak bağırsağı ve ince bağırsağın başlangıç kısmı devre dışı (bypass) bırakıldığından yenilen gıdaların, özellikle yüksek kalorili şekerli besinlerin emilimleri engellenir.

Obezite Kliniği

Obezite, şişmanlık olarak da bilinen ve vücuttaki yağ oranının fazla olmasına bağlı olarak gelişen bir hastalıktır. 21. yüzyıl hastalığı olarak da bilinen obezitenin Dünya Sağlık Örgütü tarafından en riskli 10 hastalıktan biri olarak kabul edildiği açıklanmıştır. Bu hastalık, vücuttaki pek çok organı etkileyen ve bunların düzensiz çalışmasına neden olan, aynı zamanda pek çok hastalığı da beraberinde getirebilen önemli bir sorundur. Obezitenin önlemleri olduğu gibi çeşitli tedavi yöntemleri de mevcuttur.

Obezite nedir?

Obezite, vücut kitle endeksi 30 ve üzerinde olan, günlük enerji alımının tüketilenden fazla olduğu görülen kişiler için konulan bir tanıdır. İnsan hayatını önemli ölçüde kısıtlayan, yaşam kalitesini düşüren ve çeşitli sağlık problemlerine neden olan bu hastalık, vücutta çok fazla yağın biriktiği anlamına gelir.
Şişmanlık hastalığının tanısı yapılırken hastaların vücut kitle endeksleri ve bel çevresi ölçümleri yapılır. Vücut kitle endeksinin ölçülmesi için vücut ağılığının, boy uzunluğunun karesine bölünmesi işlemi yapılır. Yaş ve cinsiyetten bağımsız olarak hesaplanan bu değer sonucunda insanların zayıf, normal kilolu fazla kilolu, obez ve morbid obez olarak sınıflandırması yapılır. Dünya sağlık örgütü tarafından belirlenmiş olan vücut kitle endeksi oranlarına göre;

• VKİ’si 18,5’un altında olan kişiler zayıf
• VKİ’si 18,5 ve 24,9 arasında olan kişiler normal kilolu
• VKİ’si 25 ve 29,9 arasında olanlar fazla kilolu
• VKİ’si 30 ve 34,9 arasında olanlar 1. Derece obez
• VKİ’si 35 ve 39,9 arasında olanlar 2. Derece obez
• VKİ’si 40 ve üstünde olan kişiler 3. Derece morbid obez yani ciddi obez
• VKİ’si 50 ve üzerinde olan kişiler ise süper obez olarak kabul edilir.

Obezite belirtileri arasında vücuttaki toplam yağ miktarı kadar, bu yağın nerelerde olduğu da önem taşır. Karın bölgesinde bulunan yağlar vücudun diğer bölgelerinde bulunan yağlardan daha fazla ise obeziteden söz edilebilir. Bu nedenle doğru tanı yapılabilmesi için bel çevresi ölçümü de gereklidir.

Obezite nedenleri nelerdir?

Obezite hastalığının en yaygın nedeni yeme alışkanlıklarının bozuk olmasıdır. Bunun yanında genetik faktörler, beyin tümörleri, beyinde salgılanan maddelerin ve hormonların düzeylerinde değişmeler olması, yaşam tarzı, çevresel faktörler, fiziksel aktivitenin az olması, bazı ilaçların uzun süre kullanılması, ruhsal bozukluklar, diğer psikolojik rahatsızlıklar, aşırı yağlı gıdalarla beslenilmesi gibi nedenler de obezitenin gelişmesinde etkilidir.

Obezite risk faktörleri nelerdir?

Obezite hastalığına bazı risk faktörleri de neden olmaktadır. Genellikle genetik olan bu faktörleri taşıyorsanız, siz de risk altındasınız demektir. Aşağıdaki risk faktörlerinden biri ya da birkaçı siz de de varsa mutlaka bu hastalığa karşı önlem almalısınız.

• Fiziksel aktivite azlığı olan kişiler
• Yaşın ilerlemiş olması
• Ergenlik çağında olan çocuklar
• Olumsuz beslenme alışkanlıkları
• Cinsiyet
• Irksal faktörler
• Sigarayı bırakma ve daha çok yeme alışkanlığı kazanma
• Yetersiz eğitim düzeyi
• Evlilik
• Doğum sayısının fazla olması
• Aşırı alkol kullanımı
• Psikolojik bozuklukların yaşanması
• Metabolik ya da hormonal bozuklukların olması

Yapılan araştırmalar doğrultusunda kadınların obezite hastalığına yakalanma riskinin erkeklerden daha fazla olduğu kanıtlanmıştır.

Obezite tedavi yöntemleri;

Obezite hastalığın tanısının konulması için birkaç doktorun bir arada çalışması gerekir. Bu hastalığı taşıyan kişiler endokrin uzmanları, beslenme uzmanları, psikiyatri uzmanları, egzersiz danışmanı ve fizik tedavi uzmanı tarafından kontrol edilmelidir. Gerekli görülen durumlarda hastaların kardiyoloji, göğüs hastalıkları ve genel cerrahi doktorları tarafından da kontrol edilmesi istenir. Obezite hastalığının tanısında öncelikle hastaların vücut kitle endeksi ve bel çevresi ölçümü yapılır. Ardından kan basıncı, kan şekeri, tansiyon ve açlık şekeri ölçülür. Kandaki yağ düzeyine bakılması için gerekli kan tahlilleri ve idrar tahlilleri yapılır. Karaciğer, böbrek ve tiroit fonksiyon testleri uygulanır. Bu testler ve değerlendirmeler ile birlikte hastalarda var olan diğer bulgular teşhis edilir.
Hastaların bu kadar detaylı incelenmesinin sebebi ise obezite ile birlikte gelişen diğer sağlık sorunlarıdır. Obezite hastalığı taşıyan kişilerin büyük bir kısmında şeker, tansiyon, kalp ve damar rahatsızlıkları, solunum yolu problemleri, uyku apnesi, aşırı yorgunluk, stres, hormonal sistem bozuklukları ve sindirim sistemi bozuklukları gibi sorunlar görülür.
Obezite hastaları, uygun diyet ve spor yapmasına rağmen kilo veremez ve bunlara rağmen kilo artışı görülür. Hastalığın tam olarak tespiti yapıldıktan ve diğer sağlık sorunları da tespit edildikten sonra uygun tedaviye karar verilir. Bu hastalığın tedavisinde birden fazla yöntem uygulanır.

Diyet tedavisi;

Obezite hastalarının genel sağlık durumlarına ve günlük kalori ihtiyaçlarına göre özel bir diyet tedavi programı uygulanır. Bu program ile hastaların uygun şekilde kilo vermesi sağlanır. Tedavi süresi boyunca hastalar, düzenli olarak kontrol altında tutulur ve diyet programı, belirli aralıklara güncellenir.

Egzersiz tedavisi;

Obezite hastaları egzersiz yani spor yaparken soluk alıp vermede sıkıntı, kalp çarpıntısı, çabuk yorulma çeşitli sorunlar ile karşılanabilmektedir. Bu sorunlar, hastaların sporu bırakmasına neden olur. Hastalık tespit edildikten sonra fizyoterapistler eşliğinde, hastaların sağlık durumuna uygun olan su jimnastiği, yüzme, yürüyüş gibi aktiviteler hazırlanır. Bu egzersiz programı ile hastaların haftada en az 3 gün, günde 45 dakika egzersiz yapası sağlanır ve bu sayede kilo vermeleri amaçlanır.

İlaç tedavisi;

Obezite tedavisi için henüz bir ilaç bulunmamaktadır. Ancak insülin direnci ya da bunun gibi hastaların kilo almasını sağlayacak metabolik bir rahatsızlık varsa, bu rahatsızlıkların giderilmesi amacıyla çeşitli ilaçların kullanılması sağlanabilir.

Cerrahi tedavi;

Uzun bir süre diyet, ilaçlar ve spor ile kilo veremeyen hastalar için uygulanan tedavi şeklidir. Bu tedavi, 2 ve daha üst derecede obez olan hastalar için uygulanmaktadır. Obezite cerrahisinin uygulanmasının amacı diyet ve spor ile verilemeyen kiloların cerrahi ile verilmesini sağlamak ve vücudunuzu en sağlıklı formuna kavuşturmaktır. Bu cerrahi yönteminde tüp mide ameliyatı, mide küçültme ameliyatları, mide balonu uygulaması, gasrtik bypass ve robotik cerrahi gibi uygulamalar yapılmaktadır. Hastaların hangi yöntemle tedavi edileceğine doktorlar tarafından gerekli incelemeler ve tetkikler yapıldıktan sonra karar verilir.

Mide Botoksu;

Mide botoksu cerrahi operasyon gerektirmeyen ve 15 dakikalık bir işlem ile hastaya özel iğne yolu ile yapılan bir işlemdir. mide botoksu hastaya zaman ve iş kaybı yaşatmaz işlemin ardından 30 dakika sonra çalışmaya başlayabilirsiniz.