Meme Dikleştirme

Park Tıp Merkezi - Meme Dikleştirme

ÜCRETSİZ ÖN GÖRÜŞME FORMU

Detaylı bilgi almak ve ücretsiz ön görüşme randevusu oluşturmak için formu doldurun, biz sizi arayalım.

Mastopeksi

Nedir:
* memelerinde sarkması olan hastalarda memeyi yeniden şekillendirmek ve dikleştirmek için uygulanan ameliyattır. Aynı seansta meme boyutunu da arttırmak istenirse silikon protez ile büyütme ameliyatı da yapılabilir.

Kimler olmalı:
* doğum ya da kilo alıp verme nedeniyle meme dokusunda sarkma şikayeti olan hastalar bu ameliyatı tercih edebilirler.

Operasyon öncesi:
*Bu ameliyat öncesi meme dokusu, cilt yapısı ve olası asimetriler ayrıntılı olarak değerlendirilir. Bu işlem için kritik nokta aynı seansta silikon protez kullanılıp kullanılmayacağı olup bu duruma hastaların tercihleri göz önüne alınarak karar verilir.
Geçirdiğiniz önemli bir hastalık, düzenli olarak kullandığınız bir ilaç (aspirin gibi) varsa bunu operasyondan önce paylaşmanız gerekmektedir.

Operasyon Sonrası:
*Operasyon genel anestezi altında yapılmakta olup 2-3 saat sürmektedir. Bu operasyondan sonra genellikle bir gece hastanede kalınır. Dren kullanılmışsa taburculuk öncesi çekilir.

Süreç:
*Operasyondan sonraki 2. gün pansumanız yapılacaktır. Operasyon sonrası özel bir sutyen kullanılacaktır. Hasta 1. haftada masa başı işlere dönebilir. Ancak ağır, efor gerektiren işler 4-6 hafta sonra yapılabilir.

Diğer meme ameliyatlarında olduğu gibi, doktorunuzla neden ameliyat olmak istediğinizi ve bu ameliyattan ne beklediğinizi tartışın. Ailenizde meme hastalığı veya kanseri, sigara, ilaç alışkanlığı veya sistemik bir hastalığınız var ise doktorunuza söyleyiniz. Ameliyatın şekli ve olası problemleri doktorunuza sorunuz.

Bu dönemde cerrahınızın sizden bazı talepleri olacaktır. Özellikle eğer sigara içiyorsanız buna ameliyattan 4 hafta önce ve 2 hafta sonrasına kadar ara vermelisiniz. Bu dönemde güneşte fazla kalmamalısınız. Eğer kullanıyorsanız E vitamini ve aspirine ara veriniz ve ameliyat öncesi ağır diyet rejimlerinden kaçınınız. Soğuk algınlığı yada başka bir enfeksiyon, operasyonunun ertelenmesine sebep olabilir. Doktorunuz sizden gerekli kan tahlilleri ve meme ultrasonografisi yaptırmanızı isteyecektir.

Meme pitozu 3 evrede incelenmektedir: Birinci derece pitozda meme başı, memealtı çizgisi hizasına ya da 1 cm altına inmiştir. İkinci derece pitozda meme başı, memealtı çizgisinin 1-3 cm altına inmiş olmakla birlikte halen karşıya bakmaktadır. Üçüncü derece pitozda ise meme başı 3 cm.den fazla bir inme göstermiş ve aşağı doğru yönlenmiştir.  Ayrıca yalancı pitoz olarak adlandırılan bir durum vardır –ki bu durumda meme gevşek ve sarkık olduğu halde, meme başı memealtı çizgisinin üzerinde bulunmaktadır.

Meme dikleştirme ameliyatları sırasında değişik cerrahi teknikler kullanılır. Bu ameliyatlar sadece meme başının çevresinden yapılacak bir kesi ile gerçekleştirilebileceği gibi, bazen memenin altında düz bir çizgiyle, ya da ters-T adını verdiğimiz bir çizgiyle yapılması gerekebilir. Deri elastikiyetinin yapısı, memenin yapısı ve arzu edilen sonuç bu tekniklerin belirlenmesinde önemli birer faktördür. Kullanılan tekniğe bağlı olarak meme dikleştirme ameliyatlarında iz kalması söz konusudur.

Ailede meme kanseri varsa mutlaka doktora bidirilmelidir. Meme kanseri kadınlarda çok sık görülse de, meme küçültme ameliyatı sonrasında meme kanseri oluşma oranı çeşitli klinik serilere göre % 0.06 ile % 2 arasında değişmektedir. Ayrıca meme büyüklüğü nedeniyle başvuran kadınlarda, küçültme ameliyatı sonrasında çıkarılan dokuların histopatolojik incelemesinde, meme dokusunda % 61 oranında kanser dışı patolojik değişiklikler olduğu saptanmıştır. Bu bulgular ışığında, meme küçültme ameliyatının meme kanseri riskini artırmadığı, hatta meme dokusunun azalmasını ve çıkarılan meme dokusunun histopatolojik olarak incelenmesini sağlayarak meme kanserine yakalanma olasılığını düşürdüğü söylenebilir.

Meme küçültme ameliyatında yağ ve meme dokusunda belirgin bir azaltma ve memenin yukarı doğru yerleştirilmesi söz konusu iken, meme dikleştirmede doku çıkarılmamakta; sadece deri fazlası çıkarılmaktadır. Meme küçültme ameliyatlarında kullanılan ameliyat öncesi tasarımlar meme dikleştirmede de kullanılabilir. Meme dikleştirme ameliyatları memenin normal boyutlarına ulaşmasında bazen tek başına yeterli olmayabilir. Eğer meme dokusunun yetersiz olduğu düşünülüyorsa, meme dikleştirme ameliyatı sırasında, meme protezi ilave edilerek arzu edilen sonuca ulaşılabilir. Örneğin memenin büyük ve ağır olması, bu ameliyattan elde dilecek sonucun kalıcılığını zorlaştırır. Bu yüzden meme dikleştirme ameliyatıyla elde edilebilecek neticelerin ayrıntıları ameliyat öncesinde mutlaka konuşulmalıdır.

Genel anestezi öncesi, hastanın midesi boş olacak şekilde, 6–8 saat hiçbir şey yenmemeli ve içilmemelidir. Ameliyat sonrası da en az 4–6 saat ağızdan hiçbir şey verilmez. Bu süreler hastanın doktoru tarafından değiştirilebilir. Ameliyat 1,5–3 saat kadar sürmektedir. Ameliyat sonrası hasta, genellikle 1 saat kadar ayılma odasında izlendikten sonra odasına gönderilir. Ancak anesteziye bağlı olarak bulantı ve benzeri sorunlar olursa kalış süresi uzayabilir.

Meme küçültme ameliyatı için birçok yöntem tanımlanmıştır. Yöntem ne olursa olsun, ameliyat öncesi ile karşılaştırıldığında meme şeklinde düzelme ve daha estetik oranlara sahip bir meme elde edilmektedir. Ancak daha küçük ve düzgün şekilli bir meme elde etmek karşılığında, hastalar yara izi oluşumunu ve meme başı duyarlılığı ile emzirebilme yeteneğinde azalma riskini göze almalıdırlar.

Günümüzde uygulanan meme küçültme ameliyatlarında genel ilkeler, ameliyat öncesi hasta ayakta iken yapılan tasarıma bağlı kalarak fazla deri, yağ ve meme dokusunun çıkarılmasından sonra meme derisi ve meme bezinin ayrı ayrı şekillendirilmesi; meme başı ve areolanın kanlanmasının ve duyusunun korunarak yeni anatomik yerine yerleştirilmesidir. Bu ameliyatlar yönteme bağlı olarak değişik yerleşimli yara izleri ile sonuçlanmaktadır. Genel olarak, sonuçta meme başı çevresinde, areoladan dik inen ve meme oluğuna oturan ters-T şeklinde ya da meme başından meme altı katlantı hattına uzanan raket şeklinde “diklemesine iz” oluşmaktadır. Bu yara izleri başlangıçta pembe-kırmızı renkte iken; hastada patolojik yara iyileşmesi söz konusu değilse aylar içinde giderek solar ve beyazlaşır. Ancak bazen hypertrofik skar dediğimiz kırmızı, kabarık ve kaşıntılı izler ortaya çıkabilmektedir. Bu durumda lokal kullanılan ilaçlar ile ek tedavi gerekmektedir.

Ameliyat süresi kullanılan tekniğe bağlı olmak üzere 3-4 saat arasında değişir. Ameliyat sonrası 4. saatte ayağa kalkmanıza ve beslenmenize izin verilir. İşlemden sonra hastanede kalış süresi 1-2 gündür. İlk birkaç gün dren denilen ve ameliyat bölgesinde oluşabilecek kan ve serum sızıntılarını toplayacak vakumlu bir torba kullanılır. Gelen miktara göre bu dren 1-2 gün sonra çıkarılır. Kol hareketlerinin ilk günlerde sınırlandırılmasında fayda vardır. İlk hafta göğsü saran bir bant mevcuttur, 7. gün bu çıkarılır ve sadece dikiş hatlarını örten ince bantlar kullanılır. Drenler çıkarıldıktan 48 saat sonra banyo yapmanıza izin verilir.

Hasta 10 gün sonra işine dönebilir. 3 ay ağır sporlardan uzak durması önerilir.

Meme dikleştirmelerde meme bezi, süt kanalları ve meme başı arasındaki ilişki çoğu zaman bozulmamaktadır. Ancak meme dikleştirme ameliyatı geçiren kadınların %15’inde emzirmelerinde bir azalma ya da başka olumsuz bir durum ortaya çıkabilir.  Ayrıca, meme dikleştirmenin meme kanseri ile ilişkisi büyütme ve meme küçültme ameliyatından çok farklı sayılmaz ve ek bir tehlike oluşturmaz.

Meme dikleştirme memeyi yeniden şekillendirmek için yapılan bir ameliyat olup; bu ameliyat ile areola (memebaşı çevresindeki koyu renkli cilt) çapı da küçültülebilir. Eğer memeler küçük veya gebelik sonrası hacim kaybına uğramış ise, meme protezlerinin aynı seansta yerleştirilmesi hem sertliğin artmasını hem de istenen büyüklükte bir meme elde etmeyi sağlar. Meme dikleştirme için en uygun kişiler sağlıklı, duygusal durumu stabil, cerrahiden gerçekçi sonuçlar bekleyen kadınlardır. Meme dikleştirme memede fark edilebilen kalıcı izler bırakır. Kadın memesini yeniden şekillendirmek için pek çok farklı yöntem mevcuttur. Meme dikleştirme ile beraber meme protezi düşünülüyorsa ayrı bir bilgilendirme formuna daha ihtiyaç vardır.

Meme dikleştirme isteğe bağlı bir cerrahi girişimdir. Alternatif tedavisi ameliyat olmamak ya da destekli iç çamaşırı kullanmaktır. Eğer memeler büyük ve sarkıksa meme küçültme cerrahisi düşünülmelidir. Riskler ve olası komplikasyonlar alternatif tedavilerde de cerrahinin risklerini taşır.

Her cerrahi işlemin belli miktarda riski mevcuttur ve önemli olan sizin meme dikleştirme ile ilgili olanları anlamanızdır. Kişinin cerrahi işlemi kabul etmesinde girişimin risk ve faydalarının karşılaştırılması esastır. Pek çok kadın aşağıdaki karşılaşmasa bile; siz hepsini plastik cerrahınızla riskleri, potansiyel komplikasyonları ve sonuçlarını anladığınıza emin olana kadar tartışın.

Kanama: Sık rastlanmasa da ameliyat sırasında ya da sonrasında karşılaşılması olasılığı vardır. Ameliyat sonrası kanama olduğunda, biriken kanın acil drenajı ve kan transfüzyonu gerekebilir. Ameliyattan on gün öncesinden başlayarak aspirin ya da benzeri ağrı kesici tedaviler almayınız, çünkü bu kanama riskini artırabilir.

Enfeksiyon: Bu tip cerrahi girişim sonrası enfeksiyon olağan değildir. Ameliyatı takiben enfeksiyon gelişirse antibiyotikleri içeren tedavi ya da ek cerrahi girişim gerekebilir.

Meme başı ve dilt duyusunda değişme: Ameliyattan hemen sonra meme başı duyumunda bazı değişiklikler olması olağandır. Birkaç ay sonra çoğu hastada normal duyu geri döner. Kısmi ya da kalıcı meme başı ve deri duyusu kaybı % 10 oranında  gelişebilir.

Ciltte Bırakacağı İz: Tüm cerrahi işlemlerde az ya da çok bir miktar iz kalır. Yara iyileşmesinin iyi olması ve gerginliğin az olması ameliyat sonucunu olumlu yönde etkiler. Gergin dikişler ve kişinin kötü nedbeye eğilimli olması, daha belirgin izler kalmasına yol açabilir. Bazen bu izlerin düzeltilmesi için bir yıldan önce olmamak koşuluyla ilave cerrahi girişimler gerekebilir.

Sertlik: Cerrahi girişim sonrası bölgede skar oluşumuna bağlı aşırı sertlik gelişebilir. Bu durum önceden tahmin edilemez. Cerrahiyi de içeren ek tedavi gerekebilir.

Tatminkâr Olmayan Sonuç: Meme dikleştirme ameliyatı sonrası sonuçlardan tatmin olmayabilirsiniz. Bu konudaki kozmetik riskler, kabul edilemez görünür deformite, kötü iyileşme ve kabul edilemez göğüs şeklini içerir. Ameliyat sonrası göğsünüzün büyüklüğünden tatmin olmayabilirsiniz.

Geç İyileşme: Geç iyileşme veya yaranın açılması görülebilir. Deri ya da meme başında nekroz gelişebilir. Bu durumda uzun süre pansumanlarla takip ya da ek cerrahi gerekebilir. Sigara içenlerde cilt kaybı ve yara iyileşme problemleri daha sık görülür.

Asimetri: Kadınların çoğunda göğüslerde asimetri doğal olarak görülür. Bu durum cerrahiden sonra da oluşabilir. Meme ve meme ucu şekil ve büyüklüğünde asimetri gelişirse, ek cerrahi gerekebilir.

Allerjik Reaksiyonlar: Nadir vakalarda kullanılan bantlar, dikiş malzemesi ve sürülen kremlere karşı allerji gelişebilir. Daha ciddi olan sistemik reaksiyonlar nadir de olsa cerrahi sırasında kullanılan ilaçlara karşı gelişebilir. Bu durumlarda ek tedavi gerekir.

Cerrahi Anestezi: Hem lokal, hem genel anestezi belli oranda risk içerir. Komplikasyon, yaralanma, hatta ölüm riski tüm cerrahi anestezi formlarında mevcuttur.

Ek cerrahi gereksinimleri: Komplikasyonların tedavisinde ek cerrahi veya medikal tedaviler gerekebilir. Riskler ve komplikasyonlar seyrek oluşsa bile herhangi bir hastada bunlarla karşılaşmak olasıdır. Genellikle iyi sonuçlar beklemekle birlikte sonuçlar hakkında hiçbir şekilde garanti verilemez.