HPV Nedir

HPV “Human Papilloma Virus”, genital bölge ve mukozalarda enfeksiyon yapabilen, condyloma acuminatum,  adı verilen siğil şeklinde kitlelerin oluşumuna neden olan ve servikal kanserle ilişkili olduğu kesin olarak saptanmış bir virüstür.
HPV’nin 100 civarında türü vardır. HPV’nin yaklaşık 20 türü genital enfeksiyonlara neden olmaktadır. Bazı tipleri elde ve ayaklarda siğillere neden olurken, bazıları da cinsel bölgede ortaya çıkan genital siğillere başka bir adıyla kondiloma yol açarlar.
HPV’nin “Human Papilloma Virus”, bazı türleri ise kadınlarda rahim ağzındaki hücrelerde ileride rahim ağzı kanserine dönüşebilecek değişimlere neden olabilirler.
HPV “Human Papilloma Virus”, bulaştıktan sonra 2-6 aylık bir kuluçka devresini takiben genital bölge ve & veya anüs etrafında sayıları ve büyüklükleri değişken siğillerin “kondilom” oluşmasıyla belirti verir. Belirtiler bireysel özelliklerden etkilenir ve özellikle erkeklerde tümüyle belirtisiz seyredebilir. Oral genital seks uygulamalarında ağız mukozasında da lezyonlar ortaya çıkabilir.
Bazen kadınlarda da HPV enfeksiyonunun tek belirtisi pap smear testinde HPV enfeksiyonuna özgü hücresel anormallikler bulunmasıdır “kailositoz” virüs ile temas eden herkeste enfeksiyon bulguları ortaya çıkmaz. Virüs bir kere vücuda girdiken sonra uzun yıllar sessiz kalabilir. Cinsel yönden aktif olan herkeste görülebilir ve birçok cinsel aktif kişi HPV için taşıyıcı olabilir. 
HPV ile temas olup, bulaşma olduktan sonra mutlaka hastalık ortaya çıkmaz. %70 1 YIL İÇİNDE %90 2 YIL İÇİNDE HPV vücudun kendi savunma sistemi tarafından etkisiz hale getirilir. Diğer bir olasılık ise virüsü alan kişide uzun süre hiçbir belirtinin ortaya çıkmamasıdır. Fakat bu durum hastalığı yaymayacağı anlamına gelmez ve ilişkide bulunduğu kişilere virüsü bulaştırabilir. Bu duruma sessiz enfeksiyon denilir. HPV’yi hiçbir belirti vermeden taşıyan kişilere de “portör” yani taşıyıcı adı verilir.
HPV “Human Papilloma Virus”, ile temas ve bulaşma olduktan sonra genelde dış genial bölgede küçük siğiller ortaya çıkar. Siğiller yumuşak, ciltten kabarık, pembe-beyaz renkli karnabahar benzeri oluşumlardır. 

Tek ya da grup halinde olabilir. Vajina içi ve makat çevresinde de görülebilir. Anal ya da oral seks sonrası ağız içi ve makat içinde de siğiller görülebilir. Ağrı olmaz, kaşıntı ve yanma yapabilir.
Eğer tedavi edilmezse, genelde sürekli olarak büyüme be yayılma eğilimleri vardır. Çoğunluk vücudan nemli ve sıcak bölgelerine doğru yayılma gösterir. Yaklaşık 100 tipi bulunan HPV’ nin 30 kadar tipi alt genital bölgede enfeksiyona
sebep olur. Genital bölgede kanserle ilgisi olup olmamasına göre genital HPV tipleri iki gruba ayrılırlar;

*** Düşük  riskli HPV tipleri  “6,11,42,43,44,54,61,70,72 ve 81”Kanserle ciddi bir ilişkisi yoktur.
*** Yüksek riskli HPV tipleri “16,18,31,33,35,39,45,51,52,56,58,59,68,73,82” özellikle rahim ağzı,vagina, vulva, anüs ve penis kanserlerine neden olabilir.
Genital siğillerden en sık rastlanan tipler “% 90” HPV 6 ve HPV 11’dir. Genital bölgede rastlanan siğillerin % 85-90 HPV tip 6 ve 11 sorumludur.
Rahim ağzı kanseri olan kadınlardan en sık rastlanan tip HPV 16, ayrıca “serviks kanseri” rahim ağzı kanserinin % 80 den tip 16,18,31 ve 45 sorumludur.

Hpv Nasıl Bulaşır?

HPV “Human Papilloma Virus”, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan birisidir. Genital bölgeyi enfekte eden HPV’ler temas yoluyla kolayca yayılırlar. Bulaşma için tam bir cinsel ilişki olmasına gerek yoktur. Enfekte olan cilt bölgelerinin birbiri ile teması ile de hastalık bulaşabilir.
Çok nadiren cinsel yol dışında doğum sırasında anneden bebeğe geçebildiği ve kontamine eşyalardan, genel tuvalet, duş gibi hijyenik olmayan ortamlardan da bulaşabildiği bildirilmektedir.
Aktif genital lezyonların varlığından bulaşıcılık en yüksektir. Siğiller ortaya çıkıp tedavi edildikten sonra da, yeniden siğil çıkmadan geçen dönem ne kadar uzunsa bulaştırıcılık da o oranda azalmaktadır.

Hpv Tedavi Edilebilinir mi?

HPV’nin “Human Papilloma Virüs” kesin bir tedavisi yoktur ama ortaya çıkabilen patolojiler tedavi edilebilir. HPV vücuda birkez girdiğinde ömür boyu burada kalır denilirken, günümüzde yapılan DNA incelemeleri HPV virüse ait genetik materyalin 6-24 ay içinde vücuttan tamamen atılabildiğini göstermektedir.
Fakat kimde HPV nin kaldığı, kimde ise atıldığı belli değildir. Burada en önemli faktör kişinin bağışıklık sistemidir.
HPV’nin en sık yol açtığı patoloji olan genital siğil yani kondilomlar yakılarak ya da dondurularak tedavi edilebilirler. Çok büyük boyuttaki siğiller ise bölgesel uygulanan kremler ile tedavi edilebilir.
Genital siğillerin tedavi edilmesi bir daha çıkmayacağı anlamına gelmez. Yeniden ortaya çıktıklarında tekrar tedavi gerekir. Tedavinin ne şekilde olacağına, siğillerin yaygınlığına, yerleşim yerlerine göre kadın doğum uzmanı tarafından karar verilir.
Kondilomda en çok uygulanan ve başarılı olan yöntem lezyonun yakılması ya da dondurulmasında yakılma işleminde elektrokoter kullanılır. Dondurma işleminde “kriyotergar” sıvı nitrojen ya da karbondioksit kullanılır. Laser cerrahiside başarı ile uygulanmaktadır. Kondilom “siğil” tedavisinin amacı sadece görülen lezyonları ortadan kaldırmakla sınırlıdır. Siğillerin tedavisi HPV virüsünün bulaşıcılığı ve yayılmasını azaltmaktadır. Kondilomlar tümüyle ortadan kalksa da HPV enfeksiyonu hücrelerin içinde gizli bir şekilde yaşamını sürdürebilir.  Tedavi sonrası yeniden genital siğiller ortaya çıkabilir ve çıkarsa tekrar tedavi edilmeleri gerekir. Tekrarlama eğilimi virüsün genetik tipine ve kişilerin bağışıklık sisteminin gücüne bağlıdır. Bundan dolayıdır ki, bazı kişilerde genital siğil ortaya çıkıp tedavi edildikten sonra ömür boyu tekrarlamazken bazı kişilerde ise sık aralıklarla siğiller ortaya çıkar.

Hpv’den Korunma Yolları

HPV virüsü oral ve anal seks de dahil her türlü cinsel ilişki, sürtünme yolu ile ilişki, ciltten cilde temas yolu ile bulaşabileceğinden cinsel yönden aktif olan kadın ve erkek herkes HPV enfeksiyon açısından risk altındadır.
Prezervatif HPV’ye karşı tam koruma sağlamaz, enfeksiyon prezervatifin kapladığı alan dışında da bulunabilir ve ciltten cilde temas ile bulaşabilir. HPV’den korunmanın en etkili yolu riskli kişiler ile birlikte olmamaktır. Ama erkeklerin büyük bir kısmında HPV belirti vermediği ve genital siğil gözlenmediği göz önünde bulundurulacak olursa en azından genital siğil varlığı ve şüphesi durumunda cinsel ilişkiden kaçınmak gerekir.
HPV enfeksiyonu taşıyan bir kişiyle cinsel ilişkide bulunmak mutlaka o kişide HPV’ye bağlı genital siğil çıkacağı anlamına gelmez. Burada virüsün genetik tipi ve kişilerin bağışıklık sistemi önem taşır. Kişiler arası farklılık nedeni ile bazı kişilerden bağışıklık sistemi HPV virüsü ile mücadele edebilir ve ortadan kaldırabilir ve virüs hiç bulaşmayabilir.
En iyi koruma, cinsel olarak aktif hale gelmeden veya HPV’ye maruz kalmadan önce HPV aşısı yaptırmaktır

HPV anneden bebeğe geçer mi?

İnsan papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonunun hamilelikte anneden bebeğe geçmesi hala oldukça çok tartışılan bir konudur. Özellikle enfeksiyonun riskinin zamanlaması, yönü ve büyüklüğü hakkında tartışmalar vardır. HPV ile enfekte olmuş anneden gebelik ve doğum sırasında bebeğe de bulaşabildiği bilinmektedir. 
Genital HPV’li kadınların bebeklerinde %80’ine kadar HPV DNA’sı, geniz ve ağız mukozasında saptanabilir ve bu aylarca veya yıllarca sürebilir. Bu nedenle sonuçları can sıkıcı olabilecek HPV enfeksiyonu ile mücadele cinsel aktif dönemden önce aşılama ile yapılmalıdır.

HPV AŞISI:

Günümüzde 3 çeşit HPV aşısı bulunmaktadır: 2’li (bivalent) aşı, 4’lü (quadrivalent) aşı ve 9’lu (nonavalent)

HPV aşısı.

Ülkemizde dörtlü HPV aşısı Gardasil ve ikili aşı Cervarix bulunmaktadır. Dokuzlu aşı 2014 yılında FDA onayı almıştır.

• Piyasadaki ilk HPV aşısı Gardasil, Merck tarafından üretilmiştir ve dört farklı HPV türüne karşı koruma sağlamaktadır. Bu koruma, HPV-16 ve HPV-18’i kapsar ki bu 2 HPV türü serviks kaserlerinin
%70’ine neden olmaktadır. HPV-16 ayrıca baş-boyun kanserleri ile ilişkilendirilmiştir. Gardisil ayrıca HPV-6 ve HPV-11’e karşı da koruma sağlar ve böylelikle genital siğillerin %90’ına karşı koruma sağlar.
• GlaxosmithKline tarafından üretilen Cervarix dünya çapında birkaç yıl kullanıldıktan sonra 2009’da ABD’de kullanıma onaylanan ve yalnızca yüksek riskli HPV türleri 16 ve 18’e karşı koruma sağlamaktadır.
Dolayısıyla genital siğillere karşı koruyamamaktadır. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü’nün bir araştırması, Cervarix’in önerilen üç doz aşının ikisinin korunmak için yeterli olabileceğini göstermektedir.
Üçüncü dozun ilk enjeksiyondan altı ay sonra uygulanmasından ötürü hasta tarafından atlanması olası olduğundan bu dikkat çekici bir buluştur. Ek olarak da Cervarix’in uygulandıktan sonra 7 yıl boyunca
etkili olduğu görülmektedir.
• HPV Tip 6, 11, 16, 18, 31, 33, 45, 52 ve 58’e karşı koruma sağlaması için Gardasil 9 geliştirilmiştir.

HPV aşısı uygulama önerileri

• Kızlarda ve kadınlarda 9-26 yaş arasında; erkeklerin ise 9-21 yaş aralığında aşı yaptırmaları önerilir.
• HPV aşısı bağışıklığında yaş önemlidir. Aşının yapılmasında her iki cins için en ideal yaş 11-12 olarak
tavsiye edilmektedir. Ancak doktorunuz aşının 9 yaşından itibaren yapılmasını önerebilir.
• İlk cinsel temastan önce HPV aşısı yapılması önemlidir. Çünkü aşı sayesinde HPV’ye maruz kalmamış
çocuklarda en yaygın görülen 4 HPV tipine karşı %100 koruyuculuk sağlanması mümkün olacaktır.
• İlk HPV aşısının, 11-12 yaşlarında rutin olarak başlatılması önerilmektedir. 9-14 yaş arasındakiler için ise
aşının 2 doz olarak yapılması planlanıp ve ikinci dozun ilk dozdan 6 ila 12 ay sonra verilmesi önerilmektedir.
• 9-14 yaş arasında olup ta, 6 aydan daha kısa bir sürede 2 doz HPV aşısı yaptıran çocuklar ve gençlere
üçüncü bir dozun uygulanması önerilmektedir. Ancak bu yaş gurubu için yapılmış iki doz aşı arasındaki sürede en az 6 ay geçmişse 2 doz verilmesi yeterli olacağı bildirilmiştir.
• 15-26 yaş grubunda aşılamaya başlayan gençler ve genç yetişkinlerin kansere neden olan HPV
enfeksiyonlarına karşı korunmak için HPV aşısını 3 doz yaptırmasının uygun olacağı bildirilmiştir.
• Zayıf bağışıklık sistemine sahip 9-26 yaş arası her iki cins çocuk ve gençlerin aşılarını üç doza tamamlaması önerilmektedir.
Günümüzde 3 çeşit HPV aşısı bulunmaktadır: 2’li (bivalent) aşı, 4’lü (quadrivalent) aşı ve
9’lu (nonavalent) HPV aşısı. Gebelik sırasında kadınların aşılanması önerilmemektedir. Eğer kadın HPV aşısı olduğunda hamileyse ve sonra farkettiyse, 2. ve 3. aşıları doğum sonrasına ertelenmesi önerilmektedir. Yani aşı başlamadan önce gebelik testi yapılmasına da gerek yoktur. Ancak gebelik sırasında HPV aşısı olanlarda gebeliğe müdahale gerektirecek bir yan etki veya zararlı olduğuna dair bir kanıt yoktur