meme-estetigi-fiyatlari-2019

Meme Estetiği Fiyatları 2019

Meme estetiği, tüm dünya üzerinde en çok uygulanan estetik operasyonlardan biridir. Bayanların kendilerini öz güvenli ve güzel hissetmelerinin en önemli faktörlerinden biri olan göğüslerin düzeltilmesi ve şekil verilmesi işlemine meme estetiği adı verilir. Meme estetiği ile meme büyütme, meme küçültme ve meme dikleştirme işlemleri yapılır. Bazen iki işlem bir arada uygulanabilir. Meme estetiği fiyatları 2019 ise uygulanacak olan işlemin türü başta olmak üzere pek çok faktöre göre değişebilir.

Meme estetiği fiyatları 2019 üzerinde belirleyici olan etmenler nelerdir?

Meme estetiğinde fiyat belirlenirken, pek çok faktör göz önünde bulundurulur. Meme estetiği plastik cerrahlar tarafından uygulanır. Devlet hastanelerinde ve özel hastanelerde bu estetik operasyonların yapılması mümkündür. Meme estetiği fiyatları 2019 için belirleyici etmenler ise şöyledir;

• Meme estetiğinin yapılacağı hastane tercihi
• Bu estetik operasyonu uygulayacak olan hekim
• Operasyon sırasında kullanılacak olan ekipmanlar ve materyaller
• Operasyonda uygulanacak olan işlemin türü ve işlem sayısı
• Operasyondan önce uygulanacak olan tahliller ve muayene
• Estetik operasyonun özel sağlık sigortaları ya da SGK tarafından karşılanıp karşılanmadığı

Yukarıdaki faktörlerin hepsinin bir araya gelmesi ile meme estetiği fiyatları belirlenebilir. Bu fiyatlar her yıl güncellenir ve 2019 yılı için fiyatlar, daha önceki yıllardan farklıdır.
Meme estetiğinin uygulanacağı hastanenin özel ya da devlet hastanesi olmasına göre fiyatlar değişir. Aynı zamanda özel tıp merkezlerinde ya da özel hastanelerde sunulan otelcilik hizmetleri de fiyatları etkiler. Operasyonu yapacak olan hekimin bu alandaki uzmanlığı da fiyatları değiştirecektir. Meme estetiği sırasında kullanılacak olan ekipmanlar, fiyatları birinci derecede etkiler. Örneğin; meme büyütme için kullanılacak olan silikon protezlerin kalitesi, fiyatı doğrudan etkileyecektir.
Meme estetiği pek çok farklı yöntem ile uygulanabilir. Meme büyütme sırasında dolgu, yağ enjeksiyonu ya da silikon implantlar kullanılabilir. Meme büyütme ile birlikte meme dikleştirme işlemi de uygulanabilir. Buna benzer olarak meme küçültme ile birlikte meme dikleştirme de yapılabilir. Operasyon sırasında uygulanacak olan işlemlerin fazlalığı ya da işlem türü de fiyatları doğrudan etkileyecektir.

Meme estetiği fiyatları 2019 araştırması yaparken nelere dikkat edilmelidir?

2019 meme estetiği fiyatları araştırılırken bazı etkenler göz önünde bulundurulmalıdır. Operasyondan sonra istediğiniz sonuçları alabilmeniz ve başarı oranının yüksek olması için yalnızca fiyatları değil, aşağıda sayacağımız etkenleri de göz önünde bulundurmalısınız;
• Fiyat araştırması yaparken hastane seçiminiz önemlidir. Meme estetiğinden sonra 1-2 gün hastanede kalmanız gerekebilir. Kalacağınız hastanede rahat etmek istiyorsanız otelcilik hizmeti sunan özel hastaneleri tercih etmelisiniz. Bu da operasyonun fiyatlarını etkileyecektir.
• Fiyat araştırması yaparken göz önünde bulundurmanız gereken bir başka etmen de doktorunuzun bu alandaki uzmanlığıdır. Meme estetiği alanında daha önce çok sayıda ameliyat yapmış olan ve başarı oranı yüksek olan bir doktor ile yeni mezun ve deneyimsiz olan bir doktorun fiyatı aynı olmaz. Ancak ameliyattan sonra hüsrana uğramamak ve istemediğiniz sonuçlar ile karşılaşmamak için mutlaka doktor tercihinizi doğru yapmalısınız. Uzman doktora ödeyeceğiniz fiyat, deneyimsiz doktorun elinden yapılan ve daha sonra tekrar revize gerektiren estetiklerden daha uyguna gelecektir.
• Meme estetiği için fiyat araştırması yaparken dikkat etmeniz gereken bir başka konuda kullanılan ekipmanların kalitesidir. Örneğin; meme büyütme için kullanılan silikonların kalitesiz olması, bir süre sonra sıkıntı yaşamanıza ve estetiğin yeniden yapılmasına neden olabilir. Bu nedenle fiyat araştırması yaparken malzeme kalitesine de önem vermeniz gerekir.
• Ameliyatı olacağınız hastanenin tam teşekküllü olması ve hijyenik olması da bir diğer etkendir. Her ameliyat gibi estetik ameliyatların da bazı riskleri bulunur ve hastaneniz ne kadar donanımlı ise bu riskleri yaşama ihtimaliniz o kadar az olur. Hastanenin hijyenik olması ise ameliyat sonrası enfeksiyon ve bunun gibi komplikasyonların önüne geçecektir.
• Estetik ameliyatlar genellikle SGK ya da özel sağlık sigortaları tarafından karşılanmaz. Ancak bazı özel sağlık sigortalarının kapsamında olabilir. Meme estetiği olacağınız hastanenin sizin sağlık sigortanız ile anlaşması olup olmadığını da araştırmanız, fiyatları etkileyecektir.

menopoz-hakkinda-bilgiler
MENOPOZ HAKKINDA BİLGİLER:

Menopoz nedir:

Menopoz kadın hayatında adetlerin kesilmesidir ki bu da doğurganlığın bitişini gösterir. Ortalama 50 yaşında (45-55 yaş arası) başlar. 12 ay boyunca adet olmayan kişi menopoz kabul edilir.

Menopoz Belirtileri nelerdir?

• Ateş basması,
• Sıkıntı,
• Terleme,
• Çarpıntı
• Depresyon (ruhsal çöküntü),
• Halsizlik
• Bazen cinsel ilişkiye karşı istekte (libido) azalma
• Kemik erimesi (osteoporoz)
• Damar sertliği (ateroskleroz) gelişme eğilimi
• Cinsel organlarda kuruluk,
• Ağrılı ilişki
• Ruhsal Gerginlik,
• Kolay Sinirlenmek,
• Uykusuzluk,
• Unutkanlık,
• Gerginlik,
• İçe Kapanma,

Nasıl teşhis edilir?

Menopozun olumsuz etkilerinin en aza indirgenmesinin en önemli ön koşulu tanısının en erken aşamada konulup erken tedaviye başlanmasıdır. Çünkü menopozdaki kayıplar ilk yıllarda en fazladır. Menopoz temel olarak yumurtlamanın durması (doğal) veya yumurtalıkların alınması (cerrahi) veya çalışamayacak kadar hasar görmesine bağlı olarak ortaya çıkar.
40 yaşından sonra 1 yıl süreyle adet görmeyen ve yakınmaları da olan bir kadın başka araştırma yapılmaksızın menopoz kabul edilebilir. Menopoza geçiş döneminde, gebelik ve düzensiz kanamaya neden olan kötü huylu hastalıklar ayırt edilmelidir.
Bunun için seyrek adet gören, ateş basması, çarpıntı, terleme ve psikolojik değişiklikleri olan bir kadının adetin 3. günü alınan kanında, yumurtalıkları uyaran hormon (FSH,LH) düzeyleri artmışsa tanı daha kesin ve erken konmuş olur ve tedaviye de hemen başlanabilir. Düzensiz (genellikle seyrek) adet gören bir kadında FSH 40 pg/ml üzerinde ise menopoz tanısı kesinlikle konur. FSH değerinin 25-40 pg/ml arasında olması halinde menopoza giriş sürecinin başladığı ancak seyrek de olsa yumurtlama ve gebelik de olabileceği düşünülür. Ancak her durumda gebelik ve düzensiz kanamaya neden olan diğer hastalıklar gebelik testi, ultrasonografi ve endometrial biopsi (küretaj) vb ile araştırılmalıdır.
Menopoz tanısında son yıllarda popüler olan AMH bakılabilir. AMH düşüklüğü yumurtalıktaki folikül sayısının azaldığını gösterir. Ancak amh düşüklüğü direkt olarak menopoza girildiği ya da adet kanamalarının azaldığı anlamına gelmez. Genelde AMH düşüşü tespit edildikten sonra 3 yıl içinde menopoza girileceği bilinmektedir.

Menopoz tedavisinde neler yapılabilir?

Menopoz tedavisi yıllar içinde evrilmişir. 2000 li yılların başında yapılan çalışmalara kadar çok rahatlıkla verilen hormon tedavileri şimdilerde kişiye özel verilmeye başlanmıştır.

HORMONLA TEDAVİ

Başlıca bozukluk veya eksiklik östrojen hormonun azalması olduğundan, temel tedavi de östrojen hormonu vermektir. Tanı konur konmaz eğer hasta için sakıncaları yoksa;
-Ağızdan
-Cilte yapıştırılan bantlar veya sürülen jellerle
-Vajinal yolla östrojeni yerine koyma tedavisine başlamak esastır.

Hormon kullanımına engel oluşturan durumlar:

• Yeni kalp krizi(miyokard enfarktüsü) geçirmiş olanlar
• Geçici iskemik atak
• Geçirilmiş inme (serebrovasküler olay), beyin damar tıkanıklıkları
• Karaciğer fonksiyonlarının bozuk olması
• Östrojen ile ilerleyen tümör varlığı (Meme ,rahim)
• Damar içi pıhtılaşma ile damar tıkanıklığı
Dikkatli ve kontrollü kullanılacak durumlar:
• Kalpte iskemik hastalık (damar sertliğine bağlı beslenme bozukluğu)
• Hipertansiyon(yüksek tansiyon)
• Safra kesesi hastalıkları ve taş
• Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı)
• Hiperlipidemi (kanda yağ,kolesterol, oranının yüksek olması)
• Migren tipi başağrıları
• Miyom (rahimde tümör)

Hormon tedavisine başlanmadan önce, bu ilaçların olası yan etkileri ve uzun yıllar kullanılmasına bağlı ortaya çıkabilecek durumlar hasta tarafından bilinerek, ön hazırlıklar yapılmalıdır.
Ön araştırmalar: Genel vücut ve jinekolojik muayene, tansiyon, kilo,ağırlık ölçümü, Karaciğer fonksiyonları (kandaki karaciğer enzimleri,yağlar,kolesterol ölçülür), Kan ve idrar tetkiki (genel kontrol), Servikal smear (Rahim ağzı kanserini araştırmak için alınan sürüntü), Mammografi (Meme kanseri taraması), Endometrial biopsi ve/veya vajinal ultrason ile endometrial kalınlık ölçümü (rahim kanserini tarama), Açlık Kan Şekeri (Şeker hastalığı araştırılması), Elektrokardiografi (Kalpte kriz veya beslenme bozukluğu araştırılması), Gerekirse kemik yoğunluğu ölçümleri (kırıkları önlemek ve diğer ilaçların gerekliliğinin araştırılması için). Bu tetkikler hastanın durumuna göre en az 1 yıl aralıklarla tekrarlanır.

HORMONSUZ TEDAVİ

Genellikle direkt olarak menopoza karşı değil, oluşturduğu hastalıklara (osteoporoz vb ) karşı kullanılan ilaç ve yöntemleri içerir.
Kalsiyum desteği, D Vitamini, Diyet(Kalsiyumdan zengin diyet esastır. Süt, yoğurt, peynir vb diyetle kemik kaybı önlenmeye çalışılır.), Egzersiz(Her gün 30 dakikalık yürüme ve basit ağırlık kaldırma, kas güçlendiren hareketler, ilaçlar kadar önemlidir.), Yaz aylarında güneş ışığından (ultra-viole) faydalanmak için düzenli güneşlenme yararlıdır.

ALTERNATİF TEDAVİLER:

Bunlar direkt olarak hormon olmayan ancak vücutta östrojenik etki gösteren fitoestrojen içeren takviye gıdalardır. Bunun yanında black chosh, ginseng, sarı kantaron , şerbetçi otu, arı poleni içeren ve menopoz tedavisinde iddialı olan destek ürünleri de bulunmaktadır.

OLUŞAN HASTALIKLARIN TEDAVİSİ

Amaç hastalıkların önlenmesi olmakla beraber önlenemediği zaman uygun tedaviler yapılır.

Kemik Erimesi;

Kırık oluşmuşsa uygun tedavi yapılır ve fizik tedavi ile rehabilitasyon sağlanır. Kırıklara bağlı ortaya çıkan kamburluk nedeniyle oluşan ağrı ve solunum sıkıntısı için fizik tedavi ve uygun aletlerle hastaya yardımcı olunmaya çalışılır. Kırıkların oluşumunun önlenmesi için ev, hastaya göre yeniden düzenlenmelidir. Merdiven kenarlarına, banyo ve tuvalete tutunacak kollar yapılır. Elektrik kesilmesi anında oluşabilecek çarpma ve düşmeleri önlemek için özel pilli veya jeneratörlü lambalar merdivenlere yerleştirilebilir. Yerlerdeki kaygan örtü malzemeleri (halı, kilim vb.) sabit hale getirilebilir.

İdrar Kaçırma;

Mesane boynunun sarkmasına veya mesane aktivitesinin artmış olmasına (detrusor instabilitesi) göre değişir. Mesane boynu hareketliğinin arttığı durumlarda cerrahi; mesane kasının zamansız kasılmasına bağlı idrar kaçırmalarda ilaç, fizik tedavi ve/veya mesanenin elektrik simülasyonuna dayalı tedaviler uygundur. Hangi tedavinin yapılacağına konunun uzmanı bir hekim tarafından yapılan muayene, laboratuvar ve ürodinamik (mesanenin dolum, işeme ve kaçırma basınçlarını bilgisayarla kaydı) gibi çalışmalarla karar verilmelidir. İyi seçilmemiş hastalarda tedavi idrar kaçırmayı düzeltmeyeceği gibi artışına neden olabilir.

Menopoz dönemini rahat geçirebilmek için tavsiyeler:

– Alkol ve sigaradan uzak durun
– Beslenmenize özen gösterin(Kalsiyum yönünden zengin süt ve süt ürünlerini tüketin)
– Acılı ve baharatlı yiyecekler tüketmeyin
– Günde 30 dakika spor yapın
– Yemeklerinizde soya ürünleri ,keten tohumu, ada çayı gibi fitoöstrojen içeren gıdalara yer verin.
– Hobi Edinin
– Kendinize zaman ayırın
– Duygularınızı eşiniz ve arkadaşlarınızla paylaşın
– Doktor kontrolünde olun

Damar Sertliği

Damar sertliği, kalp ve damar hastalıkları arasında en sık görülen hastalıklardan biridir. Özellikle 40 yaş üzerindeki kişilerde görülen bu hastalığın, erkelerde görülme olasılığı daha yüksektir. Tıp dilinde asteroskleroz olarak da ifade edilir. Bu hastalığın tedavi edilmemesi, ileride ciddi problemlere neden olabilir.
Sağlıklı olan bireylerin damarları esnek bir yapıya sahiptir ve gerektiği zamanlarda kasılıp genişleyerek kan dolaşım hızını ayarlayabilir. Ancak damarlarda kolesterol, yağ ve bağ dokularının oluşumu nedeniyle plaklar birikebilir. Bu plaklar zamanla damarların tıkanmasına ve damarların sertleşmesine neden olabilir. Sertleşen damarlar esneme özelliğini kaybeder ve kan akışını kontrol edemez. Bu nedenle damarların tıkanması kolaylaşır. Bu tıkanıklık hangi damarda gerçekleştiğine göre çeşitli hastalıklar meydana getirebilir. En sık görülen hastalıklar ise beyin damarlanın tıkanmasına bağlı olarak gelişen felç, kalp damarlının tıkanmasına bağlı olarak gelişen kalp krizleri ve bacaklardaki tıkanmaya bağlı olarak gelişen yürümede zorlanma ve kangren gibi hastalıklardır.

Damar sertliği belirtileri;

Damar sertliği belirtileri, oluştuğu bölgeye göre farklı şekillerde kendini gösterir. Bu hastalık, yukarıda da belirtiğimiz gibi çeşitli organlarda sorunlara neden olur ve bulunduğu organa göre farklı belirtiler ortaya çıkar. Bu hastalığın belirtileri bazen kendini erken gösterirken bazen de yıllarca ortaya çıkmaz ve sessizce ilerleyebilir.
Kalbe giden damarların sertleşmesi durumunda baygınlık hissi, aşırı kaygılanma, ani baş dönmesi, göğüs ağrısı, vücudun farklı yerlerinde morarmalar gibi belirtiler görülebilir. Kalbe giden damarların sertleşmesi ani kalp krizlerine ya da kalp çarpıntılarına neden olabilir.
Ayaklara ve bacaklara giden damarlarda sertleşme olması durumunda ise kasılmalar ve kramplar şeklinde belirtiler görülür.
Beyne damarlarında sertleşme olması sonucunda görme kayıpları, görmede bozukluk, aşırı kilo verme, bilinç kaybı, ani bayılmalar, konuşma bozuklukları gibi belirtiler ortaya çıkar.
Böbreklere giden damarların sertleşmesi sonucunda kronik böbrek yetmezliği ve hipertansiyon gibi çeşitli sorunlar meydana gelebilir ve bu sorunlara bağlı olarak belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtiler; ellerin ve ayakların şişmesi, iştah kaybı yaşanması, konsantrasyon zorluğu yaşanması, eller ve ayaklarda kaşıntı ve uyuşukluk hissedilmesi şeklindedir.

Damar sertliği neden oluşur?

Damar sertliği hastalığında, genetik ve çevresel faktörler büyük etki gösterir. Özellikle ailesinde damar sertliği bulunan kişilerde bu hastalığın görülme riski oldukça yüksektir. Genç yaştaki kişilerin damarlarında görülen bozulmalar daha hızlı şekilde onarılırken, yaşlılarda durum tam tersidir. Bu nedenle yaşlılarda bu hastalığın görülme sıklığı daha fazladır. Damar sertliği hastalığının görülme nedenleri aşağıdaki şekilde açıklanabilir;
• Kadınların menopoz sonrası döneme girdiklerinde, östrojen hormonun koruyucu etkisinin azalmasına bağlı olarak
• Sigara ve alkol tüketimine bağlı olarak
• Şeker hastalığı ve bu hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan obezite nedeniyle
• Sağlıksız beslenme düzeni nedeniyle
• Stresli yaşam koşullarına bağlı olarak
• Erkek cinsiyetli olmaya bağlı olarak
• Kandaki kötü kolesterol seviyelerinin yüksek ve iyi kolesterol seviyelerinin düşük olması nedeniyle damar sertliği hastalığı görülebilir.

Damar sertliği hastalığı nasıl teşhis edilir?

Damar sertliği belirtileri görülen hastalarda ya da ailesinde bu hastalığı geçirmiş kişilerin var olduğu bireylerde, hastalığın tespiti için bilgisayarlı tomografi, doppler ultrasonu, anjiyografi, sintigrafi ve efor testleri yapılır. Bunlara ek olarak kan ve idrar tahlilleri de istenir ve kolesterol seviyeleri ölçülür.

Damar sertliği nasıl tedavi edilir?

Damar sertliği tedavisinin amacı hastalığın ilerlemesini durdurmak ve gerilemesini sağlamaktır. Bu nedenle hastaların düzenli olarak doktor kontrollerine gitmeleri ve verilen tedavileri aksatmadan yerine getirmeleri büyük önem taşır. Bu hastalığın tedavisinde yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavisi ve çeşitli cerrahi tedavi seçenekleri uygulanabilir. Yapılacak olan tedavi, hastalığın boyutuna ve ilerlemesine göre değişlik gösterir.

Yaşam tarzının değiştirilmesi;

Yaşam tarzı değişiklikleri ile yapılan tedavide hastaların, doktorların verdikleri diyete uymaları istenir. Ayrıca fiziksel aktiviteler arttırılmalı ve alkol, sigara gibi keyif verici maddelerin kullanımı bırakılmalıdır. Bunların yanında hayvansal yağlar, yumurta, tuz ve doymuş yağlar gibi besinlerin de tüketilmemesi gerekir. Damar sertliği bulunan hastaların daha çok, yüksek lifli gıdalar ile beslenmesi gerekir.

İlaç tedavisi;

İlaç tedavisi, çok fazla ilerlememiş olan damar sertliği hastalarında kullanılır. Bu tedavide kanın pıhtılaşmasını önleyen ve damardaki plak birikimini engelleyen antiplatet ilaçlar kullanılabilir. Bununla birlikte kolesterolü düşüren ve dengeleyen ilaçlar kullanılabilir. Kan basıncının düşmesine yardımcı olan çeşitli ilaçlar da kullanılabilir.

Cerrahi tedavi yöntemleri;

Cerrahi tedavi ise ilerleyen damar sertliği durumlarında kullanılır. Cerrahi tedavi için birden fazla yöntem uygulanabilir. En sık kullanılan cerrahi tedavi yöntemleri ise anjiyoplasti ve baypas greftidir. Antiyoplasti ameliyatında damar tıkanıklığının giderilmesi ve damarların genişletilmesi amaçlanır. Baypas grefti ameliyatında ise daralmış ve sertleşmiş olan damarı rahatlamak için vücudun diğer bölgelerinden alınan atardamarlar kullanılır. Bu sayede organlara giden kan akışı artırılabilir.
Damar sertliğinde kullanılan bir başka cerrahi yöntem ise son zamanlarda büyük etki gösteren ve çok sayıda avantajı olan minimal invaziv cerrahi yöntemidir. Bu yöntemle damar sertliği ve tıkanıklığı olan bütün damarlar tedavi edilebilir. Bu tedavinin kullanıldığı en yaygın alan ise kangren oluşumu nedeniyle kesilme riski olan bacaklardır. Tedavi sırasında, tıkalı olan damar içinden küçük bir kesi yapılarak özel bir ilaç verilir ve lokal anestezi yapılır. Ardından damarların temizlenmesi ve açılması sağlanır. Bu tedavi ile beyin damarları, kalp damaları, bacak damarları ve böbrek damarları gibi tıkanan ve sertleşen damarların tamamında, büyük başarı sağlanabilir.

İzmir Mide Botoksu

Mide botoksu, midenin belirli bölgelerine botoks uygulamasının yapılması ile elde edilen bir kilo verdirme yöntemidir. Bu yöntem sayesinde mide kaslarının kasılmaları yavaşlatılır ve midenin boşaltım süreci gecikir. Midenin daha uzun süre dolu kalarak, daha uzun süre açlık hissetmemesi sağlanır. Bu yöntem ile aynı zamanda midede bulunan iştah hormonunun da etkisi azaltılarak, uzun süre tokluk hissi yaratılır. İzmir mide botoksu alanında en çok tercih edilen bölgelerden biridir. Bunun nedeni gelişmiş olması ve bu bölgede mide botoksu uygulaması yapılan çok sayıda hastane ya da tıp merkezi bulunmasıdır. Peki hangi tıp merkezinde ya da hastanede mide botoksu yaptırmalısınız? İşte detaylar…

İzmir mide botoksu için nereyi tercih etmeliyim?

Mide botoksu uygulaması yaptırmadan önce bu uygulama hakkında detaylı bilgi sahibi olmanız gerekir. Çünkü bu uygulama, her kilo vermek isteyen kişiye uygulanmaz. Kilo vermek isteyen kişiler için ideal olan ve diyet yapamayan kişiler tarafından çok tercih edilen bu yöntem, vücut kitle endeksi 40’ın üzerinde olan hastalar için uygun değildir. Mide botoksu, fazla kilolu olan ancak ameliyat gerektirecek seviyede obez olmayan hastalar için güvenle uygulanabilen bir yöntemdir. Bununla birlikte gastrit ve ülser gibi hastalıkları olan kişilerde de uygulanmaz. Öncelikle bu hastalıklar tedavi edilmeli ve ardından mide botoksu uygulanmalıdır.
Mide botoksu, kan hastalığı olan ya da botoks alerjisi olan kişilerde de uygulanmaz. İzmir mide botoksu için tıp merkezimizi tercih edebilirsiniz. Tıp merkezimiz, bu alanda oldukça donanımlı ve profesyoneldir. Pek çok uygulamada olduğu gibi mide botoksu alanında da uzman olan hekimlerimiz ve tam donanımlı olan hastane koşullarımızda, mide botoksu uygulamanızı güvenle olabilirsiniz. Hijyenik olan ameliyathanelerimizde yapılan bu uygulama sırasında ve sonrasında rahat etmeniz için tüm koşullar sağlanır. Tıp merkezimizde hastalarımızın konforu ve sağlığı ön planda tutulmaktadır. Bu nedenle son teknolojiye ait ekipmanlar ile donatılmıştır.

Mide botoksu nasıl uygulanır?

Tıp merkezimizde mide botoksu olmadan önce detaylı olarak muayene olmanız sağlanır. Bu muayene ile işleme uygun olup olmadığınız kontrol edilir. Ardından gerekli tahliller de yapıldıktan sonra ameliyat için uygun bir tarih belirlenir. Ameliyat günü aç karnına gelmeniz gerekir.
Uygulama sırasında, endoskopik muayenede kullanılan cerrahi aletler yardımıyla mideye ulaşılır. Botoks enjekte edildikten sonra işlem tamamlanır. Herhangi bir kesi yapılmaz ve hastalar ağrı hissetmez. Oldukça pratik olan bu yöntem, aynı zamanda hastalar için oldukça konforludur. Bu yöntem uygulanırken hastalara genel anestezi verilir. Uygulamanın ardından hastalar 3 saat kadar gözetim altına alınır ve aynı gün içinde evlerine gönderilir.
Mide botoksu uygulamasından sonra düzenli olarak uygulamanız gereken beslenme programı almanız gerekir. Uzman diyetisyenlerimiz tarafından hazırlanan bu program sayesinde, kısa bir süre içinde 14-20 kilo arası vermeniz mümkün hale gelir. Mide botoksu, etkisi 4-6 ay arasında süren ve hastaların sağlıklı şekilde kilo kaybı yaşamasını sağlayan bir yöntemdir.

İzmir mide botoksu fiyatları nasıldır?

İzmir mide botoksu fiyatları, bu uygulamanın yapılacağı hastaneye göre değişmektedir. Özel hastane ile devlet hastanelerinin fiyatları aynı olmaz. Bazı devlet hastanelerinde bu uygulama yapılmamaktadır. Mide botoksunun fiyatları aynı zamanda uygulamayı yapacak olan hekimin uzmanlığına göre de değişmektedir. Bu alanda daha önce çok sayıda uygulama yapmış ve başarılı olmuş olan uzman bir hekim ile yeni mezun olmuş bir hekimin mide botoksu uygulama fiyatı aynı olmayacaktır.
Mide botoksu uygulamasının SGK tarafından ya da özel sağlık sigortanız tarafından karşılanıp karşılanmadığı da ameliyat fiyatını etkileyecektir. Fiyatların üzerinde, muayene öncesinde yapılan tetkikler ve hastanede kalma süreniz de etkili olacaktır. Hastanede kalmanız gereken durumlarda ameliyat fiyatı değişir.

Meme Estetiği Fiyatları 2020

Estetik operasyonlar, memnun olmadığınız bölgelerin şekillendirilmesi ve düzeltilmesi için uygulanan ameliyatlardır. Meme estetiği ise göğüslerinden memnun olmayan bayanlar tarafından tercih edilir. Meme estetiği ile büyük memelerin küçültülmesi, küçük memelerin büyütülmesi ve şarkmış olan memelerin dikleştirilmesi işlemleri yapılır. Meme estetiği için uygulanacak olan fiyatlar da her yıl güncellenir. Meme estetiği 2020 fiyatları nasıl belirlenir ve hangi etkenler bu fiyatları belirler detaylı olarak açıklayalım;

Meme estetiği fiyatları 2020 nasıl belirlenir?

Meme estetiği fiyatları belirlenirken pek çok faktör göz önünde bulundurulur. Öncelikle muayene edilmeniz gerekir. Her hastanenin muayene ücreti farklılık gösterecektir. Ardından çeşitli tahliller yapılması gerekir. Bu tahliller de fiyatları etkiler. Meme estetiğinin yapılacağı hastane, doktor seçimi, uygulanacak olan işlemin türü, hastanede kalış süreniz, kullanılan ekipmanların kalitesi ve bunlar gibi pek çok faktör de fiyatlar üzerinde etkilidir.
Fiyat araştırması yaparken hastanenin çok iyi olmasına ve ameliyatı yapacak olan doktorun uzman olmasına önem vermeniz gerekir. Meme estetiği operasyonları yalnızca fiyat olarak değerlendirilmemelidir. Bu operasyondan sonra istediğiniz sonucu almanız ve uzun yıllar kullanabilmeniz için fiyatlarla birlikte diğer etkenleri de göz önünde bulundurmalısınız. Bu etkenleri detaylı olarak açıklayalım;

Meme estetiği fiyatları 2020 üzerinde belirleyici olan etmenler nelerdir?

Meme estetiği fiyatları 2020, 2019 ve daha önceki yıllardan farklı olacaktır. Çünkü her şeyde olduğu gibi bu operasyonlarda da maliyet her yıl artar. Bu fiyatlar üzerinde ise aşağıdaki etmenler belirleyicidir;

Meme estetiği olacağınız hastane seçimi fiyatları etkiler. Çünkü özel hastanelerde ve devlet hastanelerinde fiyatlar farklıdır.
• Bu operasyonu uygulayacak olan doktorun uzmanlığı fiyatlar üzerinde etkilidir. Hekiminizin bu alandaki başarısı ve yapmış olduğu ameliyat sayısı, fiyatları değiştirecektir.
• Hastanede kalış süreniz fiyatları etkiler. Meme estetiği operasyonları genel anestezi altında uygulanır. Bu nedenle hastaların 1-2 gün hastanede kalması gerekebilir. Hastanede kalma sürenize göre fiyatlar da değişecektir.
Meme estetiği izmir için uygulanacak olan işlem türü de fiyatları etkiler. Meme estetiğinde meme büyütme ve meme dikleştirme ya da meme küçültme ile meme dikleştirme bir arada uygulanabilir. Ayrıca her estetik türünün farklı uygulanış biçimi vardır. Örneğin meme büyütme için yağ enjeksiyonu yöntemi, dolgu yöntemi ya da silikon yöntemi kullanılabilir. Bütün bu yöntemler de fiyatları direkt olarak etkiler.
• Meme estetiği için kullanılan ekipmanların kaliteli olması da fiyatları etkiler. Örneğin; piyasada çok sayıda silikon protez markası bulunur. Burada önemli olan nokta ise bu silikonların kaliteli olması ve uzun yıllar dayanabilmesidir.
• Meme esteti ameliyatından önce yapılacak olan tahliller ve muayene de fiyatları etkiler. Bazı hastalar için ekstra olarak mamografi ve ultrason testleri istenebilir. Özel hastanelerde ya da tıp merkezlerinde bu tahliller de ameliyat fiyatına eklenir. Devlet hastanelerinde ise SGK tarafından bu tahliller ve muayene ücretleri karşılanabilir. Ayıca özel sağlık sigortanız varsa ve özel hastaneler sizin sigorta şirketiniz ile anlaşmalıysa, yine bu muayene ve tahlil ücretleri karşılanacaktır.
• Ameliyatı yaptıracağınız hastanenin SGK ya da özel sağlık sigortaları ile anlaşması olup olmadığı da fiyatları etkileyecektir.

Meme estetiği fiyatları 2020 araştırması yaparken nelere dikkat etmeniz gerekir?

Meme estetiği operasyonları, mutlaka uzmanlar tarafından uygulanması gereken ameliyatlardır. Bu ameliyatların düzgün ve uygun teknikler ile yapılmaması halinde istenmeyen sonuçlar ile karşılaşılabilir. Ameliyat sırasında kullanılan ekipmanların kalitesiz olması halinde ise estetiğiniz kalıcı olmaz ve bir süre sonra tekrar yaptırmanız gerekebilir. İstenmeyen sorunlar ile karşılaşmamanız ve bu ameliyattan sonra beklentilerinizin karşılanabilmesi için fiyat araştırması yaparken aşağıdaki etmenleri göz önünde bulundurmanız gerekir;

• Ameliyat sırasında kullanılan ekipmanların kaliteli olmasına önem verin. Örneğin; kalitesiz bir silikon implant bir süre sonra bozulacak ve şeklini yitirecektir. Bu durumda ikinci bir operasyon geçirmeniz gerekebilir.
• Meme estetiği fiyatını araştırırken doktorunuzun bu alanda uzman olmasına önem vermeniz gerekir. Meme boyutlarınızın vücudunuz ile orantılı olması ve operasyonda başarı sağlanabilmesi için bu ameliyatı uygulayacak olan hekimlerin uzman olması önemlidir. Uzman olan hekimlerin fiyatları biraz daha yüksek olur ancak ilerde tekrar meme estetiği olmak zorunda kalmazsınız. Bu sayede uzun vadede maliyetinizi düşürmüş olursunuz.
• Ameliyatı yaptıracağınız hastanenin otelcilik hizmeti sunuyor olması, tam teşekküllü olması ve hijyenik olması da oldukça önemlidir. Beklenmeyen riskler ya da komplikasyonlar gelişirse, hastanenizin bu konuda yeterli olması önemlidir. Aynı zamanda konforlu ve rahat bir hastane tercih ediyorsanız, ödeyeceğiniz fiyat biraz daha farklı olacaktır.
• Fiyat araştırması yaparken dikkat etmeniz gereken bir diğer önemli nokta, almış olduğunuz fiyatın tüm aşamaları kapsayacak olmasıdır. Bazı hastaneler yalnızca muayene, ameliyat ve tahlil ücretlerini fiyata dahil ederken sonradan ek fiyat talep edebilir. Bazı hastaneler ise hastalarının muayene, ulaşım, tahlil, doktor ve ameliyat masraflarını ücrete dahil eder ve tam fiyat belirtir. Bu durumda, ameliyatı yaptıracağınız hastanenin fiyatının içinde her şeyin dahil olduğundan emin olmanız gerekir.

meme-estetiği

Meme Estetiği Fiyatları

Göğüsler, kadınların hem annelik hem de cinsellik üzerinde etkili olan en önemli organlarından biridir. Göğüsleri güzel ve estetik olmayan kadınların öz güven problemi yaşadıkları, toplumdan kendilerini soyutladıkları ve problemli evlilikler yaşadıkları kanıtlanmıştır. Bu nedenle dünya üzerinde en çok tercih edilen estetik operasyonlardan biri meme estetiğidir. Meme estetiği, çeşitli nedenlerle meme şekli düzgün olmayan, büyük olan, küçük olan, sarkık olan, meme ucunda problemi olan ve şekil bozuklukları görülen kadınlar için uygulanır. Meme estetiği fiyatları ise uygulanacak olan işlem başta olmak üzere pek çok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterir.

Meme estetiği fiyatları nasıl belirlenir?

Nene estetiği için fiyat belirlenmeden önce hastaların detaylı olarak muayene edilmesi sağlanır. Estetiği olmak istediğiniz doktorunuz tarafından detaylı olarak muayene edilirsiniz. Muayene sırasında göğüs bölgesi için hangi işlemin yapılacağına karar verilir. Hastanın beklentileri de ön plan tutulur. Ardından yapılacak işlem belirlendikten sonra meme estetiği için fiyat söylenebilir. Her hastanenin ve her doktorun bu ameliyat için fiyatı farklı olacaktır. Ancak bu estetik ameliyatlar için telefondan fiyat almanız mümkün değildir. Meme estetiği kişiye özel olarak yapılır ve bu nedenle kişiye özel olarak fiyat belirlenir. Fiyat araştırması yapmadan önce doktor ve hastane tercihinizi belirlemeniz ve bunlar doğrultusunda fiyat araştırması yapmanızı tavsiye ederiz.

Meme estetiği fiyatları hangi faktörlere göre belirlenir?

Meme estetiği fiyatları belirlenirken, birden fazla faktör göz önünde bulundurulur. Bu faktörleri ve detaylarını inceleyelim;

Muayene ücretleri;

Meme estetiği yapılmadan önce hastaların detaylı olarak muayene edilmesi gerektiğinden bahsetmiştik. Bu muayene sırasında hem hastaların beklentileri araştırılır hem de bu estetik için uygun olup olmadıkları değerlendirilir. Aynı zamanda meme estetiği için hangi işlemlerin yapılacağına karar verilir. Her hastanenin muayene ücreti değişir. Şimdilerde devlet hastanelerinden de belirli bir miktar ücret alınmaktadır ve bu ücret, eczanelerden ilaç alırken yansıtılır. Fiyat belirlenirken, muayene maliyetlerini de göz önünde bulundurmanız gerekir.

Yapılan tahlillerin ücretleri;

Yapılan muayenenin ardından ameliyat tarihini belirlemek ve ameliyata uygun olup olmadığınızı değerlendirmek için bazı tahlillerin yapılması istenir. Bu tahliller, her ameliyattan önce uygulanan rutin tahlillerdir. Kan ve idrar tahlilleri ile birlikte mamografi, ultrason, EKG ve akciğer tomografisi istenebilir. Bu tahlillerin hepsinin belirli bir ücreti vardır ve meme estetiği fiyatlarına dahil edilir.

Doktor ücretleri;

Meme estetiği fiyatları üzerinde en belirleyici etkenlerden biri seçilen doktordur. Meme estetiğinde uzun yıllardır deneyimi olan ve bu alanda sayısız ameliyat yapmış olan doktorların fiyatları, diğerlerininkinden daha yüksek olacaktır. Bu alanda yeni mezun olan doktorlar ise daha uygun fiyat belirleyebilir. Ancak meme estetiği olmadan önce doktorunuzun bu konuda ne kadar uzman olduğunu bilmeniz çok önemlidir. Daha önce yaptıkları ameliyatların başarı oranlarını araştırmanız, bu alanda profesyonel hizmet almanıza yardımcı olur.

Hastane ücretleri;

Meme estetiği fiyatları üzerinde belirleyici olan bir başka faktör de hastane fiyatlarıdır. Bu estetiği yapan devlet hastaneleri, çok sayıda özel hastane ve tıp merkezi mevcuttur. Özel hastanelerin fiyatları devletinkinden daha fazla olacaktır. Ayrıca bazı özel tıp merkezlerinde ve özel hastanelerde otelcilik hizmetleri de bulunmaktadır. Bu hizmetler tek kişilik duşlu odalar, hastaya özel nevresim takımları, havlular ve terlik gibi hizmetlerdir. Bu hizmetlerin tamamı hastaların konforlu olması için sunulur. Hastanelerin hizmet sayısı arttıkça, ücretleri de değişiklik gösterecektir.

Uygulanacak işlem ücretleri;

Meme estetiği için meme büyütme, meme dikleştirme ve meme küçültme işlemleri yapılır. Her işlem, farklı şekilde uygulanır. Her işlem için gerekli olan materyaller farklıdır. Bu nedenle uygulanacak olan işleme göre meme estetiği fiyatları da değişir. Ayrıca ameliyat için uygulanacak olan materyallerin kalitesi de fiyatlar üzerinde etkilidir. Örneğin; meme büyütme için piyasada çeşitli silikon implantlar bulunur. Bu implantların fiyatları, kalitesine göre değişir. Daha kaliteli olanların fiyatları biraz daha pahalı olacaktır. Meme estetiği için fiyat araştırması yaparken hangi malzemelerin kullanıldığına da önem vermeniz gerekir.

Hastanede kalış süresi;

Meme estetiği fiyatları üzerinde, hastanede kalış süresi de etkilidir. Bu estetik ameliyatlar genel anestezi altında uygulanır. Bu nedenle hastaların, en az bir gün hastanede kalması gerekir. Hastanede kalış süreniz artarsa, meme estetiği maliyeti de artacaktır.

Ameliyatın SGK ya da özel sağlık sigortaları tarafından karşılanıp karşılanmaması;

Estetik ameliyatlar, kişilerin tercihine bağlı olduğu ve zorunlu olmadığı için SGK tarafından karşılanmaz. Ameliyatı yaptıracağınız hastanenin SGK ile anlaşması olsa bile estetik ameliyat olduğu için ücretler karşılanmayacaktır. Ancak estetik ameliyatların zorunlu olması durumunda, SGK tarafından bir kısmı karşılanır. Ayrıca özel sağlık sigortaları tarafından da bu ücretler karşılanmaz. Ancak bazı sağlık sigortaları tam kapsamlı olduğunda, estetik operasyonların maliyetlerinin bir kısmı karşılanmaktadır.
Fiyat araştırması yaparken, ameliyatı olacağınız hastanenin özel sağlık sigortanız ile anlaşması olup olmadığını sorgulamanız gerekir.

mide-botoksu-fiyatlari

Mide Botoksu Fiyatları

Mide botoksu yaklaşık 15 yıldır uygulanan, ameliyatsız obezite tedavi yöntemidir. Ortalama olarak 20 dakika süren bu işlemde midede bulunan kasların ve iştah hormonunun etkisizleştirilmesi sağlanarak, iştah ve açlık kontrol edilebilir. Mide botoksu uygulaması ile 4-6 ay arasında bir sürede iştah ve açlık azaltılarak midenin kasılma yeteneği kaybedilir ve midenin boşalması geciktirilir. Bu sayede mide daha geç boşalır ve daha uzun zaman tokluk hissi sağlar. Hastalar, mide botoksu ile daha az gıdayla doyabilir ve kilo kaybedebilir. Bu uygulama, morbid obez olmayan yani aşırı derecede kilolu olmayan ve ameliyata gereksinim duymayan hastalar için güvenle kullanılan bir tedavi yöntemidir. Mide botoksu fiyatları ise ameliyatın yapıldığı hastaneye ve çeşitli koşullara göre değişiklik gösterir.

Mide botoksu fiyatları nasıl belirlenir?

Mide botoksu, ameliyat gerektirmeyen ve endoskopik meyane sırasında kullanılan cerrahi aletler yardımıyla yapılan bir işlemdir. Bu işlem uygulanırken herhangi bir hazırlık yapılması gerekmez. Yalnızca hastaların aç olması yeterlidir. Hastalara sedasyon anestezi verebilerek mide botoksu uygulanır ve bu işlem 15-20 dakikada tamamlanır. Mide botoksu fiyatları belirlenirken de aşağıdaki etmenler göz önünde bulundurulur;

Hastane tercihi;

Mide botoksu uygulamasının yapılacağı hastane seçimi, fiyatlar üzerinde etkilidir. Özel hastane ile devlet hastanelerinin fiyatları farklıdır. Bu uygulama, çok sayıda devlet hastanesinde yapılmaz. Özel hastanelerin, hastaların konforları için sundukları otelcilik hizmetleri de fiyatları etkiler. Mide botoksundan sonra hastanede kalmanız gerekmez. Bu nedenle otelcilik hizmetlerinden ya da kalış fiyatlarından etkilenmezsiniz.

Hastanede kalış süresi;

Mide botoksu uygulamasından sonra hastalar aynı gün içinde evlerine taburcu edilir. Uygulamanın ardından 3 saat kadar gözetim altında kalmanız gerekir. Herhangi bir sorun yoksa, evinize gönderilirsiniz. Ancak beklenmeyen komplikasyonlar gelişirse, hastanede kalmanız gerekebilir ve bu da uygulamanın fiyatının artmasını sağlayabilir.

Mide botoksunu uygulayacak hekimin uzmanlığı;

Mide botoksu fiyatları, bu uygulamayı yapacak olan hekimin uzmanlığına göre de değişebilir. Bu alanda daha önce çok sayıda işlem yapmış bir hekimin fiyatı, diğerinden daha fazla olacaktır. Fiyat araştırması yaparken hekiminizin bu konudaki uzmanlığını ve donanımını da dikkat almanız gerekir. Başarılı bir operasyon geçirmeniz ve sonrasında hedeflediğiniz kiloya ulaşmanız için hekimin mide botoksu uygulamasını nasıl yaptığı çok önemlidir.
Mide botoksu sırasında uygulanacak olan botoks bakterilerinin dozu çok önemlidir. Çünkü bu bakteriler ilk bulunduğu sıralarda göz kayması tedavisi için kullanılmıştır ve daha sonra felç ettiği ortaya çıkarılmıştır. Bu bakterilerin fazla verilmesi organlarınızın felç olmasına ve işlev yapamamasına neden olurken az verilmesi de başarı oranını düşürecektir. Bu nedenle doktorunuzun, uygulayacağı doz konusunda bilgili olması ve yeterli donanıma sahip olması çok önemlidir.

Mide botoksundan sonra alınacak olan diyet tedavisi;

Mide botoksu uygulamasının başarılı olabilmesi ve 6 ay gibi bir süre içinde hastaların, %40 ve üzerinde kilo kaybı yaşayabilmesi için kendilerine özel hazırlanacak olan diyet programına uymaları gerekir. Bu programlar, özel diyetisyenler eşliğinde ve mide botoksu uygulamasından sonra hazırlanır. Her diyet programı kişiye özel olduğu için bu programları alırken de ek maliyet vermeniz gerekebilir. Diyet programına uymanız, kilo verme ve mide botoksu uygulamasının başarılı olması üzerinde büyük etkiye sahiptir. Bu programlar genellikle iki haftada bir ya da haftalık olarak değiştirilmektedir.

Mide botoksu uygulamasının SGK ya da özel sağlık sigortaları tarafından karşılanması;

Mide botoksu fiyatları üzerinde, bu uygulamayı yapacak olan hastanenin özel sağlık sigortaları ile anlaşmalı olup olmaması da önemlidir. Bu uygulama SGK tarafından karşılanmaz. Bazı özel sağlık sigortaları kapsamında karşılanması mümkündür. Uygulamayı yapacak olan hastanenin özel sağlık sigortanız ile anlaşması varsa, maliyetiniz biraz daha düşecektir ancak sağlık sigortanızın karşılamadığı durumlarda, maliyetiniz yükselir.

mide-botoksu-izmir

Mide Botoksu İzmir

Mide botoksu, son teknoloji ile birlikte uygulanan yeni bir kilo verdirme yöntemi olarak adlandırılabilir. Bu yöntem ile hastaların midelerine botoks uygulaması yapılır ve midenin kaslarının büzülmesi sağlanır. Bu sayede mideye giden besinler daha yavaş sindirilir ve midenin daha uzun süre dolu kalması sağlanır. Ayrıca bu botoks uygulaması sayesinde midenin üst kısmında bulunan iştah hormonunun da etkisi azaltılmış olur ve hastalar daha uzun sürede acıkarak, daha uzun süre tokluk hisseder. Mide botoksu izmir bölgesinde en çok tercih edilen uygulamalardan biridir. Mide botoksu hakkında daha detaylı bilgi sunalım;

Mide botoksu İzmir için hangi hastane tercih edilmelidir?

Mide botoksu, diyet ve egzersiz ile kilo veremeyen hastalar için uygulanabilir. Fazla kilolu olmayan ve sağlık durumu bu işlemi uygulamak için yeterli olan hastalarda, güvenle kullanılan bir yöntemdir. Bu uygulama, genel anestezi altında yapılır. Uygulamanın en büyük avantajı ise endoskopik yöntemle uygulanıyor olmasıdır. 15 ile 30 dakika arasında uygulanan bu yöntemden sonra hastalar, 3 saattik gözlem altına alınır ve aynı gün içinde evlerine taburcu edilir.
Bu yöntem, diyet yapamayan hastalar için oldukça idealdir. Mide botoksu uygulanan hastalar kısa bir süre içinde 14-20 kilo arasında verebilir. Ancak bu kilonun verilebilmesi için uygulamanın ardından hastaların diyet programlarına uymaları gerekir. Bu yöntem, hastaların 4-6 ay süren etki ile kilo vermesini sağlar. Mide botoksu İzmir için tıp merkezimizi tercih edebilirsiniz. Deneyimli ekibimiz profesyonel ekipmanlarımız, son teknoloji ile donatılmış tıp merkezimiz ve alanında uzman olan doktorlarımız ile uygulanan mide botoksu sonrasında istediğiniz kiloya en kısa sürede ulaşabilirsiniz.
Hastalarımızın, uygulama öncesinde ve sonrasında detaylı olarak muayenesi yapılır. Gerekli olan tüm tetkikler ve incelemeler yapıldıktan sonra uygulamanın yapılacağı tarih belirlenir. Uygulama sonrasında ise hastaların düzenli olarak takibi sağlanır. Mide botoksu sonrasında hastaların diyet programları özel olarak hazırlanır ve uygulanma aşamaları takip edilir. Bu sayede hastaların, etkili ve düzenli şekilde kilo vermeleri sağlanır.

Mide botoksu İzmir fiyatları nasıldır?

Mide botoksu İzmir fiyatları, uygulamanın yapılacağı tıp merkezine, doktorunuzun bu alandaki uzmanlığına, hastanede kalma sürenize ve ameliyat öncesinde yapılacak olan tetkiklere göre değişir. Fiyat araştırması yaparken doktorunuzun bu konudaki uzmanlığını da göz önünde bulundurmalısınız. Hekiminiz tarafından daha önce yapılan mide botoksu uygulamalarını incelemeli ve başarı oranlarını değerlendirmelisiniz.

KALP

Kalp Hastalıkları

Kalp, vücudun ve hayatın kaynağı olarak görülen bir organdır. Yumruğumuz büyüklüğünde olan bu organ, hayatımız için büyük bir öneme sahiptir. Anne karnında gelişen ilk organ kalptir ve daha sonra değer organların gelişmesine ve beslenmesine yardımcı olur. Kalp sağlığını korumak, hayatımızı korumak anlamına gelir. Çünkü kalp, vücut için gerekli olan besinlerin ve oksijenin sağlanmasında etkili olan ve bunların dolaşım sistemimizde hareket etmesini sağlayan bir organdır. Çeşitli nedenlere bağlı olarak kalbi besleyen damarlarda, kalp kapaklarında ya da kalbin bazı yerlerinde meydana gelen bir sorun nedeniyle, çeşitli hastalıklar oluşabilir ve hayatımızı tehdit edebilir. Kalp hastalıkları, ciddi sorunlar yaratabilir ve hayatımızı belirleyebilir. Bu nedenle kalp sağlığının korunması son derece önemlidir.

Kalp hastalıkları nelerdir;

Kalp rahatsızlıkları beslenme düzeninin bozuk olması, genetik faktörler, doğuştan var olan sorunlar, çevresel ve fiziksel faktörler ya da başka hastalıkların varlığı nedeniyle ortaya çıkabilir. Günümüzde en çok rastlanan kalp hastalıkları ise kalp yetmezliği kalp krizi, damar hastalıkları ve kalp kapağı hastalıklarıdır. Kalp hastalıklarının erken teşhis edilmesi tedaviyi kolaylaştırır ve hayat kurtarır. Bu nedenle kalp sağlığının korunabilmesi için düzenli olarak doktor kontrolünde olunması önemlidir.

Kalp ritim bozukluğu hastalığı;

Kalp ritim bozukluğu, kalp hastalıkları arasında en yaygın görülebilen hastalıktır. Aslında tespiti ve tedavisi kolay olan bu hastalık, çoğuz zaman önemsenmez. Bu hastalığın belirtisi oldukça açıktır. Günlük aktivite sırasında ya da durup dururken kalpte ani çarpıntı meydana gelir ve hastaları rahatsız eder. Kalp çarpıntıları sıklıkla tekrar edebildiği gibi bazı dönemlerde seyrek olarak da görülebilir. Ancak her ne şekilde görülürse görülsün mutlaka doktor kontrolü gerektirir. İlerleyen ritim bozuklukları, bu hastalığın büyümesine zemin hazırlar.

Kalp ritim bozukluğu hastalığının tespitinde hastalara EKG testi, EKO testi ve tiroit testi yapılır. Bu testlerin ardından tam teşhis konulabilir ve tedaviye başlanır.

Kalp yetmezliği hastalığı;

Kalp yetmezliği hastalığı, kalp hastalıkları arasında en ciddi olanlarından biridir. Kalbin kan pompalama görevini tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle meydana gelir. Kalp yetmezliği olan hastaların kalbi, yeteri kadar kan alamaz ve vücut için gerekli olan kanı pompalayamaz. Bu durum, kandaki oksijen seviyesinin azalmasına ve pek çok organın zarar görmesine neden olur.
Kalp yetmezliği sorunu kalbin yapısal olarak zarar görmesi ya da kalp kaslarının zarar görmesi nedeniyle meydana gelebilir. Bu hastalığın nedenleri yüksek tansiyon, kalp krizi, akciğer hastalıkları, kronik böbrek yetmezliği, kalp kapakçıklarında meydana gelen sorunlar, genetik kalp hastalıklarının olması ve şeker hastalığı olarak ifade edilebilir.
Kalp yetmezliği hastalığının belirtileri ise karaciğerlerde sıvı birikimi olması, hızlı kilo alma, nefes darlığı, öksürük, geceleri sık idrara çıkma, yorgunluk, kalp çarpıntısı, ödem, iştahsızlık şeklinde görülür. Bu belitler görüldüğünde hemen doktora başvurulmalıdır. Kalp yetmezliği sorunu ne kadar erken tespit edilirse tedavisi de o kadar kolay ve etkili olacaktır. Tedavide geç kalındığında çeşitli organlar tamir edilemeyecek kadar hasar görebilir ve ölüm riski yükselir.

Koroner damar hastalıkları;

Korner damar hastalıkları, damar sertliği olarak da bilinen bir hastalıktır. Bu hastalık nedeniyle kalbi besleyen atar damarlar tıkanır ya da daralır ve kalp yeteri kadar beslenmez. Bu durum kalbin yeterli kanı almamasına ve düzgün çalışmamasına neden olur. Bu hastalığın nedeni, vücutta bulunan atar damarların alınan besinler nedeniyle tıkanmasıdır. Genellikle 40 yaş üstünde görülen bu hastalık, genetik faktörlere bağlı olarak daha erken yaşlarda da görülebilir.
Korner damar tıkanıklığı hastalığının kadınlarda görülme oranı erkeklere göre daha azdır. Bunun nedeni östrojen hormonun koruyucu işlevinin olmasıdır. Ancak menopoz döneminden sonra vücuttaki östrojen hormonu azalır ve damarlarda tıkanma meydana gelebilir.
Damar sertliği hastalığının yaygın nedenleri arasında işlenmiş gıdaların tüketilmesi, sigara ve alkol kullanımı, hareketsiz yaşam tarzının olması, spor yapılmaması ve şeker hastalığı olduğu bilinmektedir.

Kalp kapağı hastalıkları;

Kalp kapağı hastalıkları ilk evrelerinde kendisini göstermeyen ancak ilerledikçe ciddi sorunlara neden olan, önemli bir hastalıktır. Kalpte toplam 4 adet oda ve dört adet kapakçık bulunur. Her kapağın görevi, odaların içinde bulunan kanın doğru şekilde dolaşıma katılmasını sağlamaktır. Kalp kapaklarında doğuştan oluşan ya da sonradan gelişen bir sorun oluşursa, kan akışı dolaşıma doğru şekilde yönlendirilemez ve çeşitli sorunlar meydana gelir. Kalp kapağı hastalıkları, kalp kapağının darlığı ya da kalp kapağı yetmezliği olarak iki şekilde görülebilir.
Kalp kapağı darlığı, kalp kapaklarının tam olarak açılmaması ve kan akışında düzensizlik meydana gelmesi durumunda ortaya çıkar.
Kap kapağı yetmezliği ise kalbin odacıklarının içinde dolaşan kanın bir odacıktan diğerine geçerken kapağının tam olarak kapanmaması nedeniyle aynı odaya tekrar geri gelmesi durumunda ortaya çıkar.
Kalp kapaklarında meydana gelen bu rahatsızlıklar kalbin normal insanlarınkinden daha fazla çalışmasına ve daha kısa sürede yorulmasına neden olur. Kalp, çok çalışması nedeniyle bir süre sonra bu enerjiyi karşılayamaz ve toplardamarların olduğu bölgelerde sıvı birikimleri gözlenir.
Kalp kapağı hastalığının belirtileri, hastalığın boyutuna göre değişir. Bu hastalık ilk evrelerinde fazla belirti vermeyebilir. Hastalar, yıllar boyunca bu hastalığı fark etmeden yaşayabilir. Hastalık ilerlediği evrelerde ise şiddetli kalp çarpıntılarına ve aşırı yoğunluğa neden olur. Karın ve bacak bölgesinde sıvı birikimi olması, baş dönmesi, şiddetli göğüs ağrıları yaşanması ve baygınlık gibi belirtiler de görülebilir.
Kalp kapağı hastalıklarının nedenleri arasında doğuştan kalp kapaklarının hatalı olması yer alır. Ayrıca romatizmal ateş, kalp kapağının kireçlenmesi ve kapak enfeksiyonu gibi hastalıklar da kalp kapağı yetmezliğine neden olabilir.

Kalp krizi;

Kalp damarlarında bulunan plakaların aniden yırtılması ve üzerine pıhtı oturması nedeniyle meydana gelen bir rahatsızlıktır. Bu tıkanma nedeniyle kalp kasları oksijensiz kalır ve bir süre sonra ölmeye başlar. Bu durum, kalp krizine neden olur. Göğüste ani sıkışma ve ağrı hissiyle kendini gösteren kalp krizi, erken teşhis edildiğinde büyük ölçüde tedavi edilebilir.
Kalp krizini etkileyen değişken ve değişken olmayan faktörler vardır. Değişken olmayan faktörler erkek olunması, yaş, genetik faktörler şeklindedir. Değişken faktörler ise hareketsiz yaşam, sigara ve alkol kullanımı, fazla yağlı gıdaların tüketilmesi, düzensiz beslenme, diyabet, aşırı kolu olunması şeklindedir.
Kalp krizinin tanısı için EKG testi yapılabilir. Bu testle ile birlikte tam olarak tanı konulabilmesi için kan testleri, anjiyografi ya da ekokardiyografi testleri de yapılabilir.

Kalp romatizması hastalığı;

Çocukluk çağında geçirilen hastalıkların antibiyotikler ile tedavi edilmemesi ve bu hastalıklar nedeniyle vücutta kalan beta enfeksiyonuna bağlı olarak gelişen bir hastalıktır. 5-15 yaş arasında çocuklarda görülen romatizmal ateş nedeniyle vücudun bağışıklık sitemi cevap verir. Bu cevap çoğu zaman vücuda giren bakterilere karşı verilirken, bazı insanlarda vücudun savunma mekanizması bakterilerin yerine kendi dokularına saldırabilir. Bu saldırıdan en sık zarar gören bölgeler ise kalp kapakları, eklemler ve sinir sistemidir. Bu ateş nedeniyle kalp kapakları iltihaplanır. Bu iltihaplanma tedavi edilse de verdiği zarar yıllar boyunca geçmeyebilir. Bu zarar nedeniyle kalp kapakları kalınlaşabilir ve kapakta daralmaya ya da kaçağa neden olabilir.
Bu hastalık erken dönemlerde antibiyotik ve iltihap giderici ilaçlarla tedavi edilir. İlerlediği durumlarda ise kalp kapakçığı ameliyatı ile tedavi yapılır.

Bebeklerde görülen kalp hastalığı;

Yapılan araştırmalara göre yeni doğan bebeklerde 200’den fazla çeşitte kalp hastalığı görülmüştür. Bebeklerde en sık karşılaşılan kalp hastalığı ise kalp kapağı problemleridir. Bu problemlerin nedeni kalpteki karıncık ve kulakçıkların iyi gelişmemesidir.
Bebeklerde görülen kalp hastalıklarının en yaygın nedeni akraba evlilikleridir. Bunun dışında annenin hamilelik döneminde madde, alkol ve sigara kullanması, hamilelik döneminde geçirilen enfeksiyonlar ve yüksek ateş, annenin fazla radyasyona maruz kalması, şeker hastalıkları, viral enfeksiyonların varlığı gibi nedenler de bebeklerde kalp hastalıklarına neden olabilir.
Bebeklerde görülen kalp hastalıklarının en önemli belirtileri arasında sıklıkla solunum yolu hastalığı görülmesi, nefes alıp vermede zorluk yaşanması, tırnakların ve ağız içinin morarması, bebeklerin sık nefes alıp vermesi, iştahsızlık ve emerken çabuk yorulma şeklindedir. Bu belirtiler görüldüğünde hemen doktora başvurulmalı ve zamanında müdahale yapılmalıdır. Çünkü erken teşhis ile bebeklerde görülen kalp hastalıkları büyük ölçüde tedavi edilebilmektedir.

diabet-nedir

Diyabet Tedavisi

Diyabet, halk arasında şeker hastalığı olarak da bilinmektedir. Çeşitli evreleri bulunan şeker hastalığı, kanda bulunan şeker miktarının olması gerekenden yükse düzeyde olması sonucunda ortaya çıkar. Bu hastalığın nedeni, pankreasın olması gerektiği gibi çalışmaması ya da insülin hormonunun doğru şekilde kullanılamamasıdır. Sağlıklı olan kişilerde vücuda alınan şekerler pankras tarafından parçalanır ve enerjiye dönüştürülür. Dönüşen bu enerji ise kanda bulunan hücrelere iletilir. Pankreasın düzgün çalışmaması durumunda şeker parçalanamaz ve bu şekerin bir kısmı olduğu gibi hücreler iletilir. Şeker, hücrelerde kısa ya da uzun süreli kalabilir ve damarlara ciddi şekilde zarar verebilir. Diyabet tedavisi, diyabet hastalığının evrelerine göre yapılır ve farklı şekillerde uygulanır.

Diyabet tedavisi türleri nelerdir?

Diyabet tedavisi, bu hastalığın evrelerine göre belirlenir ve ilaçla, cerrahi olarak ya da medikal yollarla tedavi uygulanabilir. Tedavi uygulanmadan önce hastalıkla ilgili tespitlerin çok iyi yapılması ve gerekli testlerin tamamlanmış olması gerekir.

İlaç tedavisi nasıl uyanır?

İlaç tedavisi, diyabet hastalığının ilk evrelerinde uygulanır. Aşırı kilolu olmak ya da obezite gibi nedenlerle ortaya çıkan bu hastalığın ilk evrelerinde ilaç tedavisi uygulanabilir. Diyabet tedavisi için hastalara, hiçbir müdahaleye gerek bulunmadan diyet tedavisi de uygulanabilir. İlaç ve diyet ile hastaların kilosu kontrol altına alınır ve vücuttaki şeker alımı azaltılarak hormonların ve pankreasın normal çalışması sağlanır. İlaç tedavisi ile birlikte diyet ve egzersiz tedavileri de uygulandığında, şeker hastalığı erken evrede önlenmiş olur.

Medikal tedavi nasıl uygulanır?

Medikal tedavi tip 1 ve tip 2 diyabet hastalarında uygulanabilir. Tip1 diyabet hastalığı, insüline bağımlı olarak gelişen diyabet türüdür. Pankreas bezinden üretilen insülin hormonunun yetersiz üretilmesi ya da hiç üretilmemesi nedeniyle gelişir. Bu nedenle hastaların dışarıdan insülin takviyesi alması gerekir. İnsülin tedavisi ile birlikte hastalara diyet programı da uygulanır. Bu sayede hastaların yaşamları kolaylaşır.
Tip 2 diyabet ise pankreas tarafından üretilen insülin hormonunun hücrelere geçişi gerçekleşmez. Bu durumda hücreler, üretilen insülin hormonuna karşı duyarsızlaşır ve şeker hastalığı meydana gelir. Tip 2 diyabet tedavisinde ise hastaların diyet programına ek olarak anti diyabetik ilaçlar da kullanması gerekir. Bu ilaçlar vücudun insüline olan duyarlığını artırmak ve insülin hormonunun üretimini arttırmak için kullanılmaktadır.
Şeker hastalığının ilerleyen dönemlerinde medikal tedavi, hastalarda daha fazla sağlık sorunlarına neden olabileceği için hastaların, bu tedavi sırasında sürekli olarak kontrol edilmesi önemlidir.

Cerrahi tedavi nasıl uygulanır?

Şeker hastalığının ilk aşmalarında diyet, ilaçlar ve egzersiz programları uygulanır. Ancak bazı hastalarda, bu önlemlere rağmen şeker hastalığı ilerlemeye devam eder. Genellikle kalıtsal olan şeker hastalıkları, tedavilere cevap vermez ve ilerler. Bu durmada cerrahi müdahaleye başvurulabilir. Diyabet tedavisi cerrahi olarak tip 2 diyabet hastalarına uygulanır. Bu cerrahi tedaviye metabolik cerrahi adı da verilir. Bu tedavi ile hastaların organ kayıplarının önüne geçilmesi ve şeker hastalığının belirtilerinin ortadan kaybolmasındaki başarı oranı %90’ların üzerindedir.
Metalik cerrahi yönteminin amacı, tip 2 diyabet hastalarında hücre içinde ve hücre dışında görülen ve hücrelerin etrafını sararak insülinin içeri girişini engelleyen direnç hormonlarının yok olmasını sağlamaktır. Hücrelerin etrafından bulunan bu direnç kaybolduktan sonra insülin hormonu hücrelere alınır ve hastalarda belirli derecede iyileşme görülür. Bu tedaviden yaklaşık 2-3 ay sonra hastalarda karaciğer yağlanması, karaciğer hasarı, yağ düzeyi ve protein metabolizması belirgin derecede düzeltme gösterir. Tek bir ameliyat ile şeker hastalarında bulunan hipertansiyon, ayak yaraları, kolesterol, aşırı kilo, kan şekeri, göz ve böbrek hasarları gibi sorunlar giderilmiş olur.
Cerrahi diyabet tedavisinde metabolik cerrahinin dışında pankreas nakli, tüp mide ameliyatı ve baypas tedavisi de yapılabilir. Cerrahi olarak yapılan tedavinin amacı midedeki besin emiliminin azaltılması ve midenin kısıtlanmasıdır. Bu sayede hastalarda ciddi şekilde iyileşme görülebilir.

Diyabet tedavisi sonrası süreç nasıldır?

Diyabet tedavisi uygulandıktan sonra hastaların ömür boyunca kontrollü davranması gerekir. Şeker hastalığı tedaviler ile kontrol altına alınır ancak tamamen yok olmaz. Bu nedenle hastaların yaşamları boyunca kilo kontrolüne, beslenme düzenine ve gün içinde sürekli olarak hareket etmeye özen göstermesi gerekir.
Her tedavi aşamasından sonra doktor kontrolleri devam der. Bu kontrollerde tedavinin işe yarayıp yaramadığı ya da ne derecede etkili olduğu gözlemlenir. Tedavinin etkisine göre farklı tedavi seçenekleri de uygulanabilir.
Diyabet tedavisi sonrası hastalarda bazı riskler ve komplikasyonlar oluşabilir. Bunlar özellikle cerrahi tedaviden ve ilaç tedavisinden sonra görülür. Bu komplikasyonlar hakkında doktorunuz tarafından detaylı bilgi verilecektir.
Tedavi aşamasında ve sonrasında şeker hastalarının alkol ve sigara kullanımını bırakmaları gerekir.
Diyabet tedavisi sonrası hastaların beslenme düzenine dikkat etmeye devam etmesi çok önemlidir. Aynı zamanda günlük egzersiz programları düzenlenmeli ve bu programlara mutlaka uyulmalıdır.